Tarih: 16.02.2026 22:18

İNSANA YENİ YOL ARKADAŞI KEDİLER!

Facebook Twitter Linked-in

Kedili evler neden artıyor?

 

Dünya genelinde evcil kedi sayısı 650 milyona ulaşarak köpekleri geride bıraktı. Kentleşme, pandemi deneyimi, yalnızlık ve dijital kültür gibi pek çok etken, kedileri modern yaşamın en çok tercih edilen evcil hayvanı hâline getiriyor. Bu artışın geçici bir eğilim değil, değişen yaşam tarzlarının doğal bir sonucu olduğuna dikkat çeken Veteriner Hekim Dr. Burcu Çevreli, "Araştırmalar, kedi sahibi olmanın stres ve kaygıyı azaltabildiğini, yalnızlık hissini hafiflettiğini ve genel yaşam doyumunu artırabildiğini gösteriyor." dedi.

Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, 17 Şubat Dünya Kediler Günü dolayısıyla, gittikçe artan kedili evleri değerlendirdi.

Evcil kedi sayısı 650 milyona ulaştı!

Dünya genelinde kedili evlerin sayısının son yıllarda dikkat çekici biçimde arttığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, "Güncel verilere göre evcil kedi sayısı 650 milyona ulaşmış durumda ve bu rakam, yaklaşık 530 milyon olduğu tahmin edilen evcil köpek sayısını geride bırakıyor. Uzmanlara göre bu tablo bir tesadüf değil; kentleşmeden pandemiye, yalnızlıktan dijital kültüre kadar pek çok etken kedileri modern yaşamın en çok tercih edilen evcil hayvanı hâline getiriyor." dedi.

Kentleşme kedileri öne çıkardı

Kent yaşamının giderek daha yaygın hâle gelmesinin, insanların daha küçük alanlarda yaşamasını da beraberinde getirdiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, "Apartman daireleri ve kompakt evler, büyük ve yüksek fiziksel aktivite ihtiyacı olan hayvanların bakımını zorlaştırırken, iç mekâna kolay uyum sağlayabilen kedileri öne çıkarıyor. Daha az alana ihtiyaç duymaları, düzenli dışarı çıkarılma zorunluluğunun olmaması ve sessiz yapıları, kedileri özellikle şehir sakinleri için ideal bir seçenek hâline getiriyor." diye konuştu.

Pandemi dönüm noktası oldu

COVID-19 pandemisinin de kedi sahipliğindeki artışta önemli bir dönüm noktası olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, "Salgının ilk dönemlerinde evcil hayvanların virüsle ilişkisine dair endişeler gündeme gelse de daha sonra virüsün ağırlıklı olarak insan–insan temasıyla yayıldığının anlaşılması bu korkuları büyük ölçüde azalttı. Uzun süreli karantinalar sırasında evler; okulun, işin ve sosyal yaşamın merkezine dönüşürken, kediler bu yeni düzende sakin ve sürekli bir eşlikçi rolü üstlendi. Pandemi sonrası dönemde de artan kedi sahiplenme oranlarının büyük ölçüde korunması, bu eğilimin geçici değil kalıcı olduğuna işaret ediyor." ifadesinde bulundu.

Yalnızlığa karşı psikolojik destek

Evden çalışma modelinin yaygınlaşmasının, yalnızlık ve sosyal izolasyon duygusunu da beraberinde getirdiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, "Uzmanlar, bu süreçte evcil hayvanların sunduğu duygusal desteğin her zamankinden daha fazla önem kazandığını vurguluyor. Kediler, mırıltıları ve fiziksel temas yoluyla sağladıkları sakinleştirici etkiyle, özellikle yalnız yaşayan bireyler için güçlü bir psikolojik destek kaynağı olarak öne çıkıyor." şeklinde konuştu.

Bağımsız ama sevgi dolu yol arkadaşları

Kedilerin apartman yaşamına uyumunun da tercih edilmelerinde belirleyici bir faktör olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, "Köpeklere kıyasla daha bağımsız olmaları, uzun süre yalnız kalabilmeleri ve daha esnek bakım gereksinimlerine sahip olmaları, yoğun tempolu yaşam süren bireyler için avantaj sağlıyor. Bu bağımsızlık, kedilerin daha az sevgi dolu olduğu anlamına gelmese de onları daha az talepkâr birer yol arkadaşı hâline getiriyor." dedi.

Dijital kültürün etkisi

Sosyal medya ve dijital kültürün de bu artışı besleyen unsurlar arasında yer aldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, "Sevimli halleri ve beklenmedik davranışlarıyla kediler, internetin en popüler hatıraları hâline gelmiş durumda. Bu görünürlük yalnızca eğlence sunmakla kalmıyor; kedi sahipliğini daha ulaşılabilir ve normal bir yaşam pratiği olarak da yaygınlaştırıyor. Popüler kültürdeki kedi temsilleri ise kedilere dair yanlış algıların kırılmasına katkı sağlıyor." diye konuştu.

Ruh sağlığına katkı sağlıyor

"Araştırmalar, kedi sahibi olmanın stres ve kaygıyı azaltabildiğini, yalnızlık hissini hafiflettiğini ve genel yaşam doyumunu artırabildiğini gösteriyor." diyen Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, bu bulguların, kedilerin yalnızca birer evcil hayvan değil, aynı zamanda ruh sağlığını destekleyen önemli birer yaşam arkadaşı olduğunu ortaya koyduğunu da söyledi.

Uzmanlara göre kedi sahipliğindeki artışın, geçici bir hevesten ziyade değişen yaşam tarzlarının doğal bir yansıması olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, "Daha küçük evler, daha yoğun iş hayatları ve daha sınırlı sosyal temasın olduğu bir dünyada, kediler sessiz ama güçlü varlıklarıyla modern insanın hayatında kalıcı bir yer edinmeye devam edecek gibi görünüyor." şeklinde sözlerini tamamladı.

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —