Gazeteci Alican Uludağ'ın tutuklanmasıyla ilgili Basın Konseyi tarafından yapılan açıklama şöyle:
"Gazeteci Alican Uludağ'ın tutuklanmasıyla, Anayasa ve yasaların koruması altındaki BASIN ve İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ 'nün, bir daha yok sayıldığına tanık olduk.
En güvenilir yargı muhabirlerinden biri olan ve sadece gazetecilik yapan Alican Uludağ'ın üzerine, atfedilen suçlar yapışmaz.
Eleştiri sınırları içinde sosyal medyada paylaşımlar yapan, iddia edildiği gibi kaçma şüphesi bulunmayan, paylaşımlarının silinme ihtimali olmadığı halde gözaltı işleminden sonra, yaşadığı Ankara'dan apar topar İstanbul'a getirilerek, CMK 100 ve diğer maddeleri uyarınca İstanbul Cumhuriyet başsavcılığı talebinin kabulü ile tutuklanmasını, hukukun zorlanması olarak görmekteyiz. Hakimliğin tutuklama gerekçelerinde belirtilen '' yaptığı paylaşımlarında Cumhurbaşkanını onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde somut fiil içerdiğine yönelik kuvvetli suç şüphesinin mevcut olduğu, üzerine atılı suçu, zincirleme şekilde işlediğinin değerlendirildiği, paylaşımlarının herkese açık sosyal medya platformlarında sayısız kişiye ulaştığının anlaşılması karşısında, suçun alenen işlendiğinin değerlendirildiği, kaçma şüphesinin bulunduğu, adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı'' tespitleriyle...''
Gazeteci Alican Uludağ tutuklanarak apar topar cezaevine gönderildi.
BİZ GAZETECİLER, gazeteciliğin suç sayılamayacağını bir daha hatırlatarak, Anayasa ve yasal haklarımız ışığında, isnat edilen bu tür suçların tarih olacağı, özgürce ifade özgürlüğü ve eleştirel haklarımızın kullanılabileceği günlerin özlemiyle ve halkın haber alma hakkına saygıyla görevimizi yapmaya devam edeceğiz.
Gazeteciliğin suç olmadığını yineleyerek, ''SUÇ NEREDE'' diye sormaya ve GERÇEĞİ HALKA ulaştırmayı sürdüreceğiz.
Alican Uludağ'ın, hapishaneye götürülürken dediği gibi:
''SUSMADIK. SUSMAYACAĞIZ.''