İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Munise Şen Altuntaş, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle basın açıklaması yaptı.
Açıklamasında bu hafta içinde isimleri aynı iki kadınımızı erkek şiddeti sonucu kaybettiğimizi belirten Munise Şen Altuntaş; “Fatma Nur’ların, Hira’ların yaşamlarını özgürce sürdürebildiği, kadın cinayetlerinin son bulduğu bir toplumsal yaşam için mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir” dedi.
Açıklamasında 2025 yılında toplam 294 kadın cinayeti işlendiği, 297 kadının ise şüpheli biçimde yaşamını yitirdiğini belirten Şen Altuntaş, şüpheli ölümlerdeki artışa da dikkat çekti ve etkin, bağımsız ve şeffaf soruşturma yürütülmemesinin kaygı verici olduğunu söyledi.
Munise Şen Altuntaş açıklamasında şu sözlere yer verdi:
“Bugün aradan geçen onca yıla rağmen, kadınların karşı karşıya kaldığı eşitsizlikler ve şiddet ne yazık ki sona ermemiştir. Türkiye’de artan kadın cinayetleri, ekonomik kriz koşullarının derinleştirdiği yoksulluk, gerici ve cinsiyetçi politikaların yarattığı baskı ortamı kadınların yaşamını daha da zorlaştırmaktadır. Ancak kadın mücadelesi de her zamankinden daha güçlü, daha örgütlü ve daha dayanışmacı bir biçimde sürmektedir. Çünkü kadınlar eşitsizliğe, ataerkil tahakküme ve gericiliğe boyun eğmemektedir.
Türkiye’nin toplumsal cinsiyet eşitsizliği alanındaki konumu da tabloyu açıkça ortaya koymaktadır. Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayımlanan Küresel Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’nun 2025 verilerine göre Türkiye, 148 ülke arasında 135. sırada yer almış; bir önceki yıla göre gerilemiştir. Bu tablo yalnızca ekonomik hayattaki eşitsizliklerden değil; siyasal temsil, eğitim olanakları ve sağlık hizmetlerine erişimdeki adaletsizliklerden de kaynaklanmaktadır.
Kadın cinayetleri ve erkek şiddeti bu eşitsizlikleri yeniden üretirken, demokratik hukuk düzeninden uzaklaşan uygulamalar kadınların haklarını daha da kırılgan hâle getirmektedir.
2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesiyle birlikte aile odaklı politikalar ön plana çıkarılmıştır. Oysa aynı yıl en az 203 kadın, aile üyeleri tarafından öldürülmüştür. 2025 yılında toplam 294 kadın cinayeti işlenmiş, 297 kadın ise şüpheli biçimde yaşamını yitirmiştir. Şüpheli kadın ölümlerindeki artış ve birçok dosyada etkin, bağımsız ve şeffaf soruşturma yürütülmemesi kaygı vericidir. Yapılması gereken, aileyi kutsallaştıran söylemler değil; kadınların aile içinde ve dışında maruz kaldığı şiddeti önleyici, koruyucu ve caydırıcı politikaların hayata geçirilmesidir.
Bizler; kadınların yaşam hakkı, özgürlüğü ve eşitliği için mücadele edenleriz. Kadınların yaşam hakkını, özgürlüğünü ve eşitliğini tehdit eden her türlü ayrımcılığın, şiddetin ve savaş politikalarının karşısında durmaya devam edeceğiz.”