Düzgün COŞKUN Yazdı / ÇUKOBİRLİK
KÖŞE YAZILARI 2.02.2026 11:44:00 0

Düzgün COŞKUN Yazdı / ÇUKOBİRLİK'İ HASAN AMCA MI YOKSA FATMA TEYZE Mİ BATIRDI

Yazıya akıllara takılan bir soruyla başlayalım: Çukobirlik'i iflasın eşiğine kim ya da kimler getirdi?

Yazıya akıllara takılan bir soruyla başlayalım: Çukobirlik'i iflasın eşiğine kim ya da kimler getirdi? 

Dün, dünya borsalarıyla rekabet eden Çukobirlik bugün nasıl iflasın eşiğine geldi. Önce fabrikaları kapatılarak, makineler satıldı. Ardından gayrimenkuller birer birer elden çıkarılmaya çalışıldı. Sonra gündemden düştü. 

Yetmedi, medya Birlik ile ilgili haber yapmama başladı. 

***

Yetmedi! 

***

Her geçen yıl küçülürken, üretici ortaklarına karşı yükümlülüğünü yerine getirmekten uzaklaştı.

***

Bir dönem Türkiye dolayısıyla Balkanlar ve Orta Doğu'nun en büyük entegre tesisleri olan Çukobirlik nasıl bu hale geldi? Birliğin içini Bakkal Hasan Amca mı, ev hanımı Fatma Teyze mı, oto tamircisi Murat Usta mı yoksa çiftçi Orhan Dayı mı boşalttı. Bu insanlar mı entegre tesislerin neyi varsa haraç- mezat satış listesine dahil edip elden çıkardı?

***

Tabii ki, hiçbiri. Siyasete yön veren siyasetçiler, Çukobirlik'in göz göre göre iflas bayrağı çekmesine öncülük etti. Dikkat buyurun şu parti bu parti döneminde demiyorum. Liderlerin ismini de telaffuz etmiyorum. Ne de olsa Adana halkı müsebbibi kim olduğunu çok iyi bilir. 

***

İtiraf ediyorum ve politikacılar diyorum. Özellikle 1983’ten sonra hızlı bir sıçrama yapan Çukobirlik'i, ne yazık ki merkezi Yönetimin atadığı basiretsiz yöneticiler borç batağına sürükledi. 

- Gelen gideni arattı, Çukobirlik sürekli kan kaybetti -

Hangi siyasi parti iktidar veya iktidar ortağı olduysa ilk icraatları Birliklerdeki yönetimleri değiştirmek oldu. Kendi partisine mensup kişileri Genel Müdür, Yönetim Kurulu Başkanı ve üyesi yapmakla işe başladı.

***

Bunun sadece Çukobirlik için geçerli olmadığını bırakın Türkiye'yi dünya biliyor. Ama bu süreçten en fazla etkilenen Çukobirlik oldu. Kısacası; gelen gideni arattı.

***

Bugün "Ortak Akıl" ve "Çukobirlik" kelimelerini bir tümcede kullanmak kulağa hoş gelip gelmediği konusunda bir şey söyleyecek durumda değilim. Bunu Birlik'i yönetenlere sormak lazım. Ancak bu konuya iyimser baktığımı da söyleyemem. 

***

Diyelim ki kulağa hoş geliyor, ortak akıl konusunda bütünlük oluşturulabileceğini söylemek bana göre deveye hendek atlamaktan daha zor! Nedenini şöyle açıklayabilirim: Adana'da kent dinamikleri arasında güçlü bir dayanışma ve birlikte hareket etme kabiliyeti oldukça zayıf. Kimin fikrini sorsanız, "En iyisini ben bilirim" der. 

***

Siz değerli okuyucularım ve sayfa dostlarım, bu görüşü savunanlara -yetersizlik sıfatı- yakıştırabilirsiniz. Nitekim, Ortak Akıl irade ister, erdem ister. Birlikte güçlü bir yapı oluşturmayı önceler. Bunun da pek mümkün olduğu şimdilik gözlemlenmiyor maalesef!

***

Adana'da Odalar, borsa ve ekonomiye yön veren dernekler, yıllardır Ortak Akıl konusunda sus-pus! Konu Adana olunca başkent Ankara'ya çıkarma yaparak ses yükselttikleri, protesto eylemleri gerçekleştirdikleri söylenemez. Nitekim kent ekonomisine yön veren kesimler, lobicilik faaliyetlerinde başarıya imza atamadı. Bu bağlamda güçlü ses çıkarmaktan geç kaldı. Bugün başarabilecekler mı, inanın emin değilim. 

-Yaklaşık 6 bin kişinin istihdam edildiği yıllar unutuldu-

Çukobirlik, bir dönem marka idi. Dile kolay 86 yıllık bir geçmişe sahip. Dün 5-6 bin kişinin istihdam edildiği entegre tesisler, unutulmaya yüz tuttu. Bugün borç sarmalından kurtulmayı bekliyor. Sihirli bir elin uzatılması isteniyor. İstihdama kapılarını yeniden açmanın hayali kuruluyor. Çukobirlik'e yerel görsel ve yazılı basının da yeterince sahip çıktığı söylenemez, tabii ki bazı istisnalar dışında! 

- Entegre tesisleri cansuyu olacak kredi sağlanamadı -

Çukobirlik borç sarmalından nefessiz kalırken, Adana iş dünyası ciddi bir girişimde bulunamadı. 

Özellikle Adana-Ankara arasında iletişim ağını güçlendirebilecek, adımlar atılmadı. Çukobirlik'e can suyu olacak kaynak ya da kredi sağlanamadı. Bu bağlamda finansman köprüsü kurulamadı. Çoğu zaman olumsuz gidişata seyirci kalındı. 

- Gelin bir de Trakya Bilik’in tarihçesine bakalım - 

1966 yılında kurulan Trakya Birlik, kuruluş yıllarından günümüze kadar hızlı ve istikrarlı bir gelişme gösterdi. Trakya Bilik’in kuruluşunda 3 olan Kooperatif sayısı bugün Marmara, Ege ve İç Anadolu Bölgelerinde faaliyetlerini sürdürmekte olan 48 Kooperatife yükseldi. Yine kuruluşta 2 bin 103 olan ortak sayısı günümüzde 40 bine çıktı.

***

Trakya Birlik ülkemizde üretilen ayçiçeğinin yılda ortalama yüzde 30 ila yüzde 50'sini mübayaa ediyor. 

Kuruluş yıllarında ortaklarından ve ayçiçeği üreticilerinden aldığı ürünleri depolayıp, uygun fiyat bulduğunda satıyor.

- Aracı firmaları azaltarak üreticinin kazancını arttırdı -

Ortak ürünlerini değerlendiren, üreticinin tohum, gübre, zirai araç-gereç, gibi ihtiyaçlarını karşılayan Trakya Birlik, kurulduğundan on yıl sonra yani 1976 yılında Karacabey Yağ Fabrikasını satın aldı. 1982 yılından itibaren Entegre Tesislerin kademeli olarak üretime geçmesi ile birlikte, rafine yağ, margarin ve fenni yem üretimine başladı. Üretici ve Tüketici aleyhine fiyat dalgalanmalarını önlemeye çalıştı. Ürünleri mamul haline getirerek aracıları azaltarak üreticinin kazancını arttırdı. Piyasaya kaliteli ürün sunmayla isim yaptı. Bugün piyasada en fazla Trakya Birlik ürünleri rağbet buluyor.

- Çukobirlik'i yanlış ekonomik uygulamalar bitirdi -

Peki 86 yıllık geçmişe sahip Çukobirlik'te neler yaşandı. Gelmiş geçmiş siyasal iktidarlar Çukobirlik'i daha büyüterek tesis olarak büyütmek yerine, "arpalık" gibi kullandı. Başarısız yönetimleri işbaşına getirdi. Çukobirlik yıllar içerisinde "Çukoçiftlik" oldu. Çukobirlik 

borç sarmalından bir türlü kurtulamadı. 

***

CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, Çukobirlik'in devlet desteğiyle yeniden ayağa kaldırılabileceğini ifade ediyor. Sayın Barut, bir zamanlar sadece Adana ve Çukurova Bölgesi'nin değil Türkiye'nin en önemli kuruluşlarından birisi olduğunu belirtiyor ve devlet desteğiyle yeniden ayağa kaldırılması için iktidara çağrısını yineliyor. Bu çağrının kentte ve özellikle başkent Ankara'da yankı bulması gerekmez mı?

***

Peki, iktidar partisi ve iktidarın küçük ortağı bu sesi duydu mu, Adana milletvekilleri olarak biraraya gelip Çukobirlik'i borç krizinden kurtarmak icin TBMM'ye soru önergesi verelim dedi mi? Bu satırları kaleme alırken, olumlu tepki veren ya da destek çıkan ne bir kuruluş ne sanayici ne de iktidar partisinden bir milletvekilli çıkmadı.

***

Çukobirlik, bir zamanlar Türkiye'nin en büyük üretici kuruluşu iken, günümüzde yanlış ekonomik politikalar sonucu batma tehlikesi ile karşı karşıya bulunuyor. Çukobirlik'in yeniden eski konumuna getirilmesini Adana'dan önce Ankara'nın istemesi gerekir.

***

CHP Kocaeli Milletvekilli Nail Çiler TBMM Genel Kurulu’nda, 2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifinin maddeleri görüşülürken yaptığı konuşmada iktidarın 2013-2023 yılları arasında toplam 7,5 milyar lira vergi borcu sildiğini söylemişti. Bunun kamu özel işbirliği ve yap-işlet-devret modeli ile ihale alan şirketlerin borcu olduğunu aktarmıştı.

- Böyle bir kıyak neden Çukobirlik'e yapılmasın ki! -

Ankara'nın istemesi halinde Çukobirlik küllerinden yeniden doğabilir, üretici ortaklarının yüzü güler, kent ve ülke ekonomisine büyük katma değer sağlanmış olur. Adana işsizlerin kenti olmaktan bir nebze de olsa kurtularak rahat nefes alır. 

***

Aksi takdirde geniş bir coğrafyaya sahip yaklaşık 5 milyon üreticiye dolaylı hizmet veren Çukobirlik'in arsa, gayrimenkul, tesis, makine ve teçhizat satışıyla ayağa kalkması pek de mümkün görünmüyor.

***

Öyle ya! Çukobirlik'in içini yukarda ifade ettiğim gibi, Bakkal Hasan Amca, ev hanımı Fatma Teyze boşaltmadı, işçiler de çalıp çırpmadı. Üretici ortaklar mubayaa için kütlü pamuk verdi. Çukobirlik’i, "Çukoçiftlik" yapan Adana halkı da olmadı, siyasal iktidarların yanlış ekonomik uygulamalarına boyun eğen yönetim kurullarının aldığı kararlar sebep oldu.

 

Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor

YAZARLAR

16.1° / 10.6°