Nurettin ÇELMEOĞLU Yazdı/ NEDEN SEL?
KÖŞE YAZILARI 19.02.2026 21:32:00 0

Nurettin ÇELMEOĞLU Yazdı/ NEDEN SEL?

Afet olarak yıkıp-dökenleri bir tarafa bırakırsak, 8 Nisan 1956’da hizmete sunulan Seyhan Baraj ve Elektrik Santralinden önce dûçar olduğumuz su baskınları ovamıza da, eşik alan dediğimiz dağ eteklerine de değeri biçilmez bereket

Seyhan Barajı yapılmadan önce Adana yılda iki kez su baskınına ev sahipliği yapardı. İlki, Aralık-Şubat arası yağışlarla oluşan sel; ikincisi de karların erimeye başladığı bahar sonu-yaz başı seli. Bazı yıullar gerçekten yıkıcı olur, çok da can alırdı. On gün kadar sonra, Adana’da can ve mal kaybına neden olan selleri dizi yazı halinde ve fotoğraflarla sunacağız kısmet olursa.

ESKİ SELLER NİMETTİ

Afet olarak yıkıp-dökenleri bir tarafa bırakırsak, 8 Nisan 1956’da hizmete sunulan Seyhan Baraj ve Elektrik Santralinden önce dûçar olduğumuz su baskınları ovamıza da, eşik alan dediğimiz dağ eteklerine de değeri biçilmez bereket getirmekteydi. O yıllarda ormanlarımız orman gibi sık ve yaşlı ağaçlara sahipti. Orman altı toprağı yılların lütfettiği humuslardan oluşmaktaydı. Ağaç sık olunca da, yağmur suyu gürül-gürül akmaz, yer altına inerdi. Yüzeydekiler de yavaş yavaş taşınır ve yokuş aşağı koşmaktan yorulan sel suları Adana’ya inince dinlenmeye çekilirdi. Dinlenirken de, taşıyıp getirdikleri bol humuslu, mineralli maddeleri hediye kabilinden bırakıp öyle giderlerdi. Böylece, toprağımız gübreye gerek duymadan bitki fışkırtan niteliği kazanırdı. Ürün bolluğu bir yana, asıl önemli yanı, sebzeye-meyveye kazandırdığı ve artık rastlayamadığımız o cânım koku ve lezzetti.

BARAJLAR SU GARAJI MI?

Bir tek Seyhan Barajı sel önlerdi. Günümüzde, Seyhan Nehrini oluşturan ana ve ikinci kollarda, özellikle Zamantı ve Göksu üstünde üst üste barajlar, bentler varken nasıl oluyor da sel altında kalıyoruz? Barajlar barajlığı bırakıp garaj hizmetine mi geçti, ne dersiniz?

BİRİNCİ SEBEBİ UNUTMAK: Sel zamanı gök kubbeyi yere indiren hiddet ve şiddet alevleri sular çekildikten sonra devletten ve belediyeden gelecek destek beklentileriyle yok oluyor. Böylece, bir sonraki sele kadar akılda-fikirde bir şey kalmıyor. Bu, vatandaş ve kısmen yönetim için geçerli.

İKİNCİ SEBEBİ ASFALT: Yağmur, vicdanına danışarak iki amaç taşır: yer yüzünü temizleyip sulamak ve kurak mevsimler için yeraltında su biriktirmek. Çocukluğumuzda Adana’nın tek asfalt yolu Atatürk Caddesiydi. Sokaklarımız kışa girerken çakıl serilerek güya ıslah edilir, ana yollarımız ise tamamen bazalt taşla kaplanırdı. Okul bahçeleri asfalt veya betonla gebertilmemişti. Evler avluluydu. Dolayısıyla, yağmurun önemli bir miktarı yer altına inmekte, hem kentin geleceğini emniyet altına almakta hem de yıkıcı niteliğini kontrol edebilmekteydi. Hadi şimdi gelin de gösterin bana öyle yerleri… Yok!.. Hakikaten yok!..

ÜÇÜNCÜ SEBEBİ KENT HAFIZASI: Biz de devlet kurumları bazen üst düzeye “geçmişi bilmezleri” getirir. Sayın Bilmezler bilmeye başlarken ya teftişle, ya torpille ya da iktidar değişimi ile çekilir, yerlerine yeni bilmezler gelir. Tanık olmuştum: Başkan Aytaç Durak seyyar fabrika denilecek kadar kocaman iki sistemle kanalizasyonu tertemiz edecek mekanizasyonu getirmişti. Ayrıca, aşırı baskında ana taşıyıcı suyunu sulama kanalına verecek tertibatı da hazırlamıştı. Bu sayede aşırı yağışlar daha az zarar veya birikintiyle atlatılabilmekteydi. Durak görevden alındıktan sonra yakınları ya ayrıldı ya da benim gibi kovuldu. Durak’tan sonraki ilk aşırı yağışta sorumlular ne o sistemi kullanmışlar, ne de sulama kanalına çevirmeyi akıl etmişlerdi. Aytaç Başkan durumu fark edince hemen müdahale ettiyse de olan olmuş, katırı alan Kuruköprü’yü geçmişti.

EN BÜYÜK SEBEP AĞAÇ KATLİ: Başlı başına çok acıklı konu. Özel olarak ele alacağız. Ormanlarımız madenlere, hatta taş ocaklarına bile tahsis edilince, doğal dengeler tasavvurların ötesinde zarar görüyor. Bu noktayı ayrıntılarıyla umarım Mart içinde sunacağım.

Anahtar Kelimeler: Nurettin ÇELMEOĞLU Yazdı/ NEDEN ?

YAZARLAR

16.9° / 8.3°