10 OCAK ARDINDAN…

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle kutlamalara tanık olduk, geçtiğimiz hafta. Politikacılardan, yerel yönetimlere birçok “bilindik” isim kutlama yayımladı. Hepsinden, “iyi dilekler” duyduk. Yerel gazetecilerin “her zaman yinelenen” öneminden söz ettiler. Halkın gözü/ kulağı olduğu, yaşanan gelişmeleri tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarmak için uğraş verdikleri, eksikliklerinin tartışılamayacağı vurgulandı… 10 Ocak öncesinde başlayan etkinlikler, 10 Ocak sonrasına bile taştı! Belediyeler, kimi dernekler, siyasi partiler gazeteciler için düzenledikleri “sabah kahvaltısı” ile ağırladılar…

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle kutlamalara tanık olduk, geçtiğimiz hafta. Politikacılardan, yerel yönetimlere birçok “bilindik” isim kutlama yayımladı. Hepsinden, “iyi dilekler” duyduk. Yerel gazetecilerin “her zaman yinelenen” öneminden söz ettiler. Halkın gözü/ kulağı olduğu, yaşanan gelişmeleri tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarmak için uğraş verdikleri, eksikliklerinin tartışılamayacağı vurgulandı… 10 Ocak öncesinde başlayan etkinlikler, 10 Ocak sonrasına bile taştı! Belediyeler, kimi dernekler, siyasi partiler gazeteciler için düzenledikleri “sabah kahvaltısı” ile ağırladılar…  

Özellikle yerel çalışan gazetecilerin büyüyen sorunlarını azaltmak için uğraş verdiklerini, bundan böyle de desteklerinin/ anmalarının/ iyi dileklerde bulunmalarının sözünü verdiler! “İktidarın” yer yer emekli/ asgari ücretli çalışanlar için “bugüne değin enflasyona ezdirmedik, bundan sonra da ezdirmeyeceğiz” demesi gibi gazetecileri anımsadılar… 

***

Hoş… Bunları söyleyenlerin hepsi seçimle iş başına gelmiş, seçim zamanı gazetecilerin de oylarını isteyen, onlara göreve geldiklerinde kucak açacaklarını söyleyen, demokratik yaşamda gazetecilerin varlıklarının korunması için çaba harcayacaklarının altını çizen isimler… Söylediklerinin hiçbirini yabana atmıyorum! Gazetelerin varlık nedenlerini, gazetecilerin çabalarını, bir haberi oluşturabilmek için ortaya koydukları çabayı öyle güzel anlattılar ki; kahvaltı masaları gibi ballıydı, tatlıydı, çeşitliydi…

Bana sorsalar bunların çoğunu anlatamazdım inanın! Öğrenmiş de oldum ama… Yıllardır bir yerel gazetede köşe yazıyorsunuz, yıl içinde ortalama ikiyüzelli köşe yazıyorsunuz, sizi izleyenler ne denli yararlı konulara değindiğinizi/ nasıl yararlandıklarını/ bilmedikleri konulara ilişkin bilgiler edindiklerini anlatıyor; hoş, güzel, yerinde ama da… İşin “ama da”sı başka, gazetecilerin içinde bulundukları koşullar, koşulların neden olduğu acılar, acıların ortaya koyduğu “sonuç” başka…

***

“Bilindik” kutlama yapanlar, “iyi dilekli” iletilere adlarını kazıyarak yazanlar, gazetecinin nasıl ayakta durduğunu, nasıl geçindiğini, ortaya koyduğu haberde/ yazıda neleri göze aldığını kanıksamışlar mıdır acaba? Bir milletvekilinin kaç emekli ya da asgari ücretle çalışan emekçinin aylığı aldığını hiç soruyorlar mı acaba kendilerine… Ya da normal koşullarda bir emeklinin, bir çalışanın ailesinin gereksinimini karşılamak için gelirinin ne kadar olması gerektiğini, emekli/ çalışan ne kadarla geçinmek zorunda kaldığını, onlarla duygudaşlık kurmayı hiç denediler mi acaba?

Bunu şunun için soruyorum: halkın gözü/ kulağı olan gazeteciler, ücretli ya asgari ücretli ya da daha altında gelirle hem ayakta durmaya hem gazetelerini çıkarmaya hem de haber için koşuşturmaya çalışıyorlar… Kimseden ödül almak için değil, kimseden “hak etmediklerini” istemek için değil, işlerini yapmak için çalışıyorlar, karşılığında da doymak istiyorlar; hepsi bu…

***

Sistem, protokol haberleriyle yetinen, sorgulamayan, resmi açıklamaları olduğu gibi aktaran, yöneticilerin açılış törenlerinde hazır bulunan, fotoğraf karelerinde yer alan, eleştiri yerine övgü yazan, halkın değil makamların gözü kulağı olan gazeteci istiyor… Kutlamalarda alkışlanan, ertesi gün susturulan… Sistemi reddeden gazeteci soru soruyor, hesap soruyor, halkın gündelik derdini görünür kılıyor. Bir köyde suyun kesilmesini, bir işçinin hakkının yenmesini, bir yurttaşın adalet arayışını sorguluyor. Bu gazeteci, “sistemin” hoşuna gitmeyen başlıklar atıyor, resmi söylemin arkasındaki gerçeği ortaya çıkarıyor...

Bunun karşılığını biliyorsunuz… “İlan” kesintisiyle ekonomik darbe, işten çıkarma ile meslekten uzaklaştırma, dava ile sindirme, tehdit ile korkutma… Ama yine de kalemini bırakmıyor. Çünkü bilir ki halkın gözü kulağı olmayı sürdürmek, onun tek gerçek görevidir… 

***

Gazetecinin emeğini korumak yalnızca 10 Ocak kutlamaları ile olmuyor; hele hele “iyi dilekli” iletilerle hiç... Kentteki kurumlar, yerel yönetimler gerçek destek vermek istiyorsa, tanıtımlarda/ duyurularda basına soluk aldıracak harcamalardan kaçmamalı. Ortak çalışma alanları, mesleki eğitimler, hukuksal dayanışmalar sağlanmalı. 

Yerel basın kentin gözüdür/ kulağıdır/ yüreğidir/ belleğidir; tamam... Basını ayakta tutan gazeteciler de doğan/ büyüyen/ çalışan/ yorulan/ acıkan/ dinlenmesi gereken/ sevdiği olan/ çocuklarına koşan/ yeterince geliri olması gereken insanlardır… Acıktıklarında doyacaklar, yorulduklarında dinlenecekler, eşlerini sevebilecekler ki “halkın sesi” olmayı sürdürebilsinler… Her çalışan emekçi gibi gazetecilerin de isteği emeklerinin karşılığını almak, işini özgürce yapabilmektir. Yerel yönetimler/ yerel kurumlar bu sorumluluğu yerine getirirse, 10 Ocak kutlamaları hem anlamını bulur, hem de kentin özgürleşmesine katkı yapmış sayılır… “İyi dilekler” mi; geçin onların tümünü siz… 


Oktay EROL

19.01.2026 21:36:00

YAZARLAR


Düzgün COŞKUN Yazdı/ ÇGC'YE YARAŞIR BİR GENEL KURUL

Nurettin ÇELMEOĞLU Yazdı/ BEYGİRLER VE EŞEKLERE ‘PEDİKÜR’ UYGULAMA İŞİ

Tuncay DAĞLI yazdı/ BIRAK YIKILDIĞI YERE KADAR GİTSİN

Suat UMUTLU Yazdı / ​MİZAN / DİKKAT!: SİYAH BEYAZ HAKİKAT 2

“KİTAPLARA VE DÜŞÜNCEYE YÖNELİK ŞİDDET KABUL EDİLEMEZ”

İfral TURGUT Yazdı / BİLGELERİN SOHBETİ: “VİCDANI DİRİ TUTMAK”

Oktay EROL yazdı/ 10 OCAK ARDINDAN…

DİVAN MUSİKİ DERNEĞİ YENİ YILA MUHTEŞEM KONSERLE BAŞLADI

ADANA YIL 1955

İfral TURGUT Yazdı /ŞÖVALYELİK RUHU

Nazım ALPMAN Yazdı/ KADIKÖYLÜ NÂZIM!

Adnan GÜMÜŞ Yazdı/ YÖK VEYA MESEM: KÖTÜLÜĞE RIZA ÜRETİMİ NASIL SAĞLANIYOR?

Ergül HALİSÇELİK Yazdı / TÜRKİYE EKONOMİSİ ALARM VERİYOR: SAVAŞ YAŞAYAN ÜLKELERLE AYNI SEFALET LİGİNDEYİZ,,,

KIVANÇ: ÜRETMENİN ARTIK TEK BAŞINA YETERLİ OLMADIĞI BİR DÖNEMDEYİZ

VALİ KÖŞGER ADANALILARLA VEDALAŞTI

TGC BAŞKANI VAHAP MUNYAR İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ’NE KONUK OLDU

EVDE SAĞLIK EKİBİNE TAKDİR BELGESİ