BABAM VE USTAM

Babam Hikmet Sihay'ın bu fotoğrafı 1953'de çekilmiş.

Üç yıl önce...........

Bir odası üstte bir odası da aşağıdaydı doğduğum evin.

Yani 2 odalı ve toprak damlıydı.

Aşağıdaki oda misafirler için hep kapalı tutulurdu.

Giremezdik.

Meğer biz dubleks bir evde oturuyormuşuz da haberimiz yokmuş.

Büyüyünce öğrendim.

Yaz geceleri de dama çıktığımızda tripleks oluyormuş.

Bir yaz sabahı yukardaki küçücük sofayla aşağıdaki küçücük avluyu birleştiren ve bastıkça gıcırdayan tahta merdivenin bir basamağına oturmuş, kollarımı tırabzana dayamış kapı ağzında annemin babamı yolcu edişini izliyordum.

"Baba ben de geli mi atölyeye?" dedim . Dediğime ben de şaştım.

Şaşırdı önce, sonra gülümsedi.

"Hadi gel bakiim"dedi.

Atölyeyle o gün tanıştım.

Sanırım babam farkettirmeden oraya çakmış beni.

Hâlâ ordayım.

Tabela düzenlemesini matematiksel yapayım diye de mühendis oldum.

Aynı gün müşteriler için iki dükkan ötedeki çay ocağından çay getirince çıraklığım resmen başlamış oldu.

Ortalığı süpürüyordum.

Fırçaları temizliyordum.

Boyaları karıştırıyordum.

Zımpara yapıyordum.

Zımpara deyince Adanalı mimar/yazar Demirtaş Ceyhun aklıma geldi.

Bir imza gününde kitap alıp, Ozan Sihay için imza rica ediyorum deyince "Hikmet Abi'yle yakınlığınız var mı?" dedi. "Babam" deyince bir anısını anlattı.

İlkokula giderken atölyemizin önünde durur hayranlıkla babamın tabela yazmasını izlermiş.

O yaz bir tabelacıya çırak vermişler.

Ustası ilk gün zımpara yaptırmış.

Öylesine yorulmuş ve sıkılmış ki ertesi gün gitmemiş. Gülerek anlatmıştı.

Ben de zımpara yapmayı sevmemiştim.

Ama renkleri tanımaktan çok mutlu olmuştum.

Sarı maviyle kucaklaşınca yeşil oluyor, kırmızı sarıyla buluşunca turunculaşıyor, beyaza bir damla kırmızı damlatınca yanakları pembeleşiyordu.

Füzenle tabela eskizi yapmayı çok seviyordum.

Harfler ilginç geliyorda bana.

Ve babam bir gün bir tabelanın önüne oturttu beni.

Bir elime ıstakayı diğer elime de fırçayı tutuşturdu.

İşte hikayemiz böyle başladı.

Başta babam ve Leonardo da Vinci olmak üzere tüm fırça tutan sanatçıların ellerinden saygıyla öpüyorum.

Aydın Sihay

Babam Hikmet Sihay'ın bu fotoğrafı 1953'de çekilmiş.


Aydin SİHAY

13.08.2025 15:08:00

YAZARLAR


FARK EDİLMEYEN BİR İÇ KOPUŞ: SESSİZ ÇATLAMA!

DEMİRSPOR’DAN VALİ YAVUZ’A ZİYARET

YÜREĞİR’DE "ENGELSİZ İLETİŞİM" EĞİTİMİ

Aydın Sihay Yazdı/ ADANA KÖPRÜBAŞI

“ADİL YARGILAMA YAPILSIN, ADALET YERİNİ BULSUN”

KADINLARIMIZ HER ALANDA ERKEKLERLE EŞİT YER ALMALI

OYA TEKİN, TRT2'DEN KADINLAR ADINA İSTEDİ

Düzgün COŞKUN Yazdı/ BAYRAM ÖNCESİ GENELGENİN GÖLGESİNE SIĞINMAYIN(!)

KADINLARDAN OYA TEKİN'E DESTEK

ADANA'DA CHP'Yİ KARIŞTIRAN FOTOĞRAF!

CHP İL BAŞKANI TANBUROĞLU UYARDI:

Adnan GÜMÜŞ Yazdı/ SİYASET: ÖZEL MÜLKİYETÇİLİĞİN VE ETNOSANTRİZMİN IZDIRAPLARINA KARŞI İNSANI, TOPLUMU, DOĞAYI SAVUNMAK

Nurettin ÇELMEOĞLU Yazdı/ ADANA’NIN MARTLARI KIŞKIRTIR MARTILARI

İMO’DAN AFET BİLİMİ EĞİTİMİ

Ergül HALİSÇELİK Yazdı / TÜRKİYE EKONOMİSİNİN 2025 BÜYÜME GERÇEĞİ: RAKAMLAR BÜYÜYOR, REFAH YERİNDE SAYIYOR

Nazım ALPMAN Yazdı/ KAHROLSUN AMERİKAN EMPERYALİZMİ

SARIÇAM’DA GERİ DÖNÜŞÜME “POTALI” ÇÖZÜM