BAYRAM ŞEKERİ/ VEKİLDEN KUTLAMA VAR…
İki yıl önce, ekonominin kötü gidişine son vermek için “Tasarruf Tedbirleri Genelgesi” Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Genelgeye göre kamu kurumları üç yıl boyunca yeni bina, lojman alımı/ kiralaması yapmayacaktı.
İki yıl önce, ekonominin kötü gidişine son vermek için “Tasarruf Tedbirleri Genelgesi” Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Genelgeye göre kamu kurumları üç yıl boyunca yeni bina, lojman alımı/ kiralaması yapmayacaktı. Yabancı markalı araç kullanımı ile zorunlu durumlar dışında demirbaş alımı durdurulacaktı. Personel servisleri sınırlandırılacak, enerjide az kullanım yoluna gidilecek, basın/ yayın giderleri kısıtlanacak, toplantılar dijital ortamlarda yapılacaktı, tüm savurganlıklardan uzak durulacak, kamu harcamalarında verimlilik sağlanacaktı…
Yurdun büyük çoğunluğunu oluşturan, ancak azınlığın tükettiğinin onda birini tüketerek yaşama uğraşı veren, pazardan taneyle domates/ soğan/ patates alan dargelirli için sorun yok! Emekli, emekçi için savurganca harcayacak kazancı olmayınca, sevindirici bir karar “Tasarruf Tedbirleri Genelgesi…” Kamu kurumları böyle bir karar almakla ekonomiyi düzeltecekleri gibi, yurttaşın da ekmeğini büyüteceklerdi; ne güzel?
***
Koca iki yıl geçti… Dargelirlinin sofrası daha da yoksullaşırken, kamuda savurganlık sürdü! Hiç gereği olmayan şatafatların, hiç yaşanmaması gereken harcamaların önünde durulmadı! Bir emeklilerin, bir ücretli çalışanların, bir “emeğinin karşılığını” almak isteyenlerin ekmekleri azaldı/ market rafları uzaklaştı/ geçim kaygıları kuyruklarda uzadı! Onu da “iktidarın” tüm sözcüleri, aynı ses tonlarıyla yinelediler; ekonomik zorluklardan çıkış, dargelirlinin kemer sıkmasından geçer!
Haklarını yemeyelim; kamu kurumlarının basın/ yayın giderlerini düşürdüler! Eskisi gibi kamu kurumları gazetelere abone olamıyor artık, gazete sahiplerinin yaşadığı zorlukları aşmaları çalışanlarına ya daha düşük ücret vermekten, ya çalışan sayısını düşürmeden, ya da kapılarına kilit vurmaktan geçiyor artık! Bu yurdun kuruluş yıllarında izi olan Yeni Adana’yı düşünün…
***
Dün, bir milletvekilinden gelen Şeker Bayramı kutlama kartına gördüm... Bir zarf, bir de “iyi dileklerde” bulunan kart; topu topu yirmi otuz gramlık… Zarfın üzerindeki posta pulu yüzyirmibeş lira; yanlışım yok, bir kutlama kartının gönderimi için yüzyirmibeş lira ödenmiş! Burada asıl korkutucu olan, bu harcamanın yalnız tek bir kişiyle sınırlı kalmaması... Vekil kaç kişiye aynı karttan göndermiştir bilmiyoruz; ayrıca yüzlerce vekilin her birinin aynı savurganlığı sürdürdüğünü düşünürsek karşımıza nasıl bir yıkım çıkar düşünün… Bu harcamalar, yirmi emekli aylığına denk gelen maaşlarından kesilmiyordu büyük olasılıkla, yurttaşın sırtından çıkacaktı; yanlış mıyım?
FOTO
Milyonlarca lira, "bayram kutlamak" için ödeniyordu. Kamuda “tasarruf genelgesi” vardı değil mi? Harcamalar kısıtlanacak, gereksiz yükler atılacaktı, çıkmazdan kurtulacaktı ülke hani? Aslında bu zarf üzerindeki pulda da bir sorun yok mu?
***
Dilek İmamoğlu, yaptığı söyleşide bir yıldan beri Silivri’nin yaşamında bıraktığı izi anlatırken şunları söylüyor: Eğer biz burada bir ülke mücadelesi veriyorsak, bizim istediklerimiz belli. Bu ülkede adalet istiyoruz, demokrasi istiyoruz, eşitlik istiyoruz, hukuk işlesin istiyoruz, her bireyin hakkı gözetilsin istiyoruz. Yoksulluk kalksın istiyoruz. Eğitim düzelsin istiyoruz. Üretim olsun istiyoruz. Ülkede gönenç olsun istiyoruz. İnsanlar erinçli/ mutlu olsun istiyoruz…
Evet, “Tasarruf Tedbirleri Genelgesi” uygulamaya konulmuşsa, yalnız yurttaşların kemer sıkmasını değil, tüm seçilmiş olanların da uymalarını istiyoruz… Açlık sınırı altında inletilen emeklinin yaşadıklarına, kendini halkın gözü/ kulağı olmaya adayan gazetecinin çıkmazına kulak verilsin istiyoruz, hukuk/ hakça işlesin istiyoruz; hepsi bu!
***
Bayram kutlaması için harcanan yüzlerce liralık pullar, yurttaşın sofrasından eksilen ekmekle yan yana düşündünüz mü, kuyruklarda zaman tüketen emekliyle duygudaşlık kurabildiniz mi? Çünkü kurmalısınız/ kurabilmelisiniz…
Dilek İmamoğlu’nun sözlerinde dile gelen özlem, bu ülkenin ortak istencini yansıtıyor: adalet, demokrasi, eşitlik, hukuk, üretim, gönenç… İnsanların erinçli yaşaması için savurganlığa değil, sorumluluğa gereksinim var. “Tasarruf tedbirleri” yalnız yurttaşın kemerini sıkmakla değil, vekilin de harcamasını sınırlamakla anlam kazanır. Bayramı bayram kılacak olan da budur…
Oktay EROL
17.03.2026 13:51:00
-
1
SEYHAN’DA ZAM ORANI AÇIKLANMADI
-
2
AOSB’DEN YENİ PROJELER
-
3
ŞEVKİN: 20 BİN DİŞ HEKİMİ İŞSİZ!
-
4
BARUT, İKTİDARI GÖREVE ÇAĞIRDI
-
5
ADANA’DA ALZHEİMER FARKINDALIĞI İÇİN TİYATRO ETKİNLİĞİ
-
6
TEMSA, BATMAN BELEDİYESİ’NE 10 YENİ ARAÇ
-
7
ADALETİN TERAZİSİ KANUNLA DEĞİL TOPLUM VİCDANIYLA DENGELENİR
-
8
ADANA TİYATRO FESTİVALİ PERDELERİNİ AÇIYOR
-
9
TGC: BİLAL ÖZCAN SERBEST BIRAKILMALIDIR
-
10
Düzgün COŞKUN Yazdı/ SEVİNDİRİCİ ANCAK GECİKEN BİR KARAR
-
11
HEKİMLERDEN 14 MART’TA BEYAZ YÜRÜYÜŞ
-
12
TEKİRDAĞ'DA 3 ŞAİR GRUBU KURULDU

