BİLİM İLE DOGMA UZLAŞABİLİR Mİ?

Bugün yorumsuz bir anekdot sunmak istiyorum. Ama önce anekdotun üç karakteri:

Bugün yorumsuz bir anekdot sunmak istiyorum. Ama önce anekdotun üç karakteri:

ROBERT BELLARMİNO: Katolik Kilisesinin en önemli teolog ve düşünürlerinden biri. Kardinal. Diğer kardinallere kıyasla alçak gönüllü, mütevazı bir hayat yaşayan bir din adamı. 

Galileo ile Roma’da bulundukları dönemde arkadaş oldular. Sohbetleri daha çok bilim–din çerçevesinde şekilleniyordu. Galileo’nun fikirleri Kilise içinde tartışma yarattığı dönemde, Bellarmino yetkili kişilerden biriydi. Galileo’yu zaman zaman dizginlemeye, fikirlerini pek de fazla yüksek sesle söylemesini engellemeye çalışıyor, “Bu fikirleri sadece matematiksel bir model olarak ele alabilirsin,” diyordu. Yani, Galileo’nun fikirlerini bilimsel olarak tamamen reddetmiyor ama “gerçek” olarak da kabul edemiyordu. Az sonra, biraz daha açmaya çalışacağım.

PAPA URBANUS VIII: Başta Galileo’ya karşı oldukça ılımlı ve olumluydu. Hatta, onu destekledi. Bazı şartlarla kitap yazmasına da izin verdi. Ya sonra? 

Galileo,1632’de bir kitap yazdı. “İki Büyük Dünya Sistemi Üzerine Diyalog.” Bu kitapta, Kopernik sistemin bilimselliğini açıkça iddia ediyor, Papa’nın görüşlerini savunan karakteri, biraz “saf ve aptal” gibi sunuyordu. Papa bunu kişisel hakaret gibi algıladı. O noktadan sonra mesele bilim olmaktan çıktı, siyasi ve kişisel bir krize dönüştü. Bundan sonra dostları azaldı, düşmanları çoğaldı.

GALİLEO GALİLEİ: Doğayı gözlemle açıklamaya çalışıyor, mistik açıklamalara itibar etmiyordu. Kopernik’in, güneşin merkezde olduğu tezini destekliyor, bunu ispat etmek için deliller ortaya atıyordu. Bellarmino ise, din adamlığı kimliğinden tam olarak sıyrılamıyor, “Eğer Güneş’in merkezde olduğu kesin olarak kanıtlarsan, Kutsal Kitap yorumlarını yeniden düşünmek gerekir,” diyordu. Aslında bu bir endişeydi çünkü onun ilk görevi kutsal kitap ve Kilise’yi korumaktı. 

Galileo, Jüpiter’in etrafında dönen bazı uydular keşfetmişti. Onun için bunu ispat etmek çok kolaydı. Her şey gelip, Galileo’nun gösterdiği yere teleskopla bakmaya bağlıydı. Başta Bellarmino olmak üzere Kilise yetkilileri bakmayı reddetti. Bilim ve dogma çatışıyordu. Galileo, “Neden,” dedi.  Bellarmino, “Çünkü teleskopun içinde şeytan var,” dedi.   

Aslında Bellarmino teleskopun içinde şeytan olmadığını çok iyi biliyordu. Halk içinde konuşması gerektiği gibi konuşmuştu ama Galileo ile baş başa kalınca, ”Bana bak, ben teleskopla bakar da gördüğümü söylersem, şu üzerimdeki kırmızı cüppenin hiçbir değeri kalmaz. O yüzden, kusura bakma, seni yargılayacağım,” dedi.

Dostluk başka, alışveriş başkaydı. Galileo yargılandı. Yargılamanın, daha doğrusu engizisyonun süreç ve sonuçlarını zaten biliyorsunuz. Siyasi bir yargılamaydı, hüküm önceden belliydi.

Yazının yorumsuz olacağını başta söylemiştim. Yorumlar sizin. Özellikle alttan üçüncü paragraftan sayısız soru ve yorum çıkar. Ben başlıktaki soruyu tekrar sorayım: Bilim ile dogma uzlaşabilir mi?


İfral TURGUT

23.03.2026 14:22:00

YAZARLAR


TÜRKİYE’NİN İLK VE TEK KARNAVALI ADANA’DA BAŞLIYOR

ÖMER ÇELİK'TEN ÜLKÜ OCAKLARINA ZİYARET

TARIM DOĞADA DENGE İSTİYOR

MERALAR ISLAH EDİLİYOR

WWW.ADANAULUS.COM CUMHURİYET’TE

“SUYUN AKTIĞI YERDE EŞİTLİK YEŞERİR”

TGC: ÜYEMİZ İSMAİL ARI SERBEST BIRAKILMALIDIR

ŞEKERİN VÜCUDA BU 6 ZARARINI BİR BİLSENİZ!

TAMER DAĞLI’NIN ANNESİ VEFAT ETTİ

60 GÜNDE BİN ŞİRKETTEN KONKORDATO BAŞVURUSU

“KARATAŞ VE YUMURTALIK NEDEN TEŞVİK KAPSAMINDAN ÇIKARILDI?”

“KÜRESEL SU KRİZİ TARIMI VE GIDA GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDİYOR”

CHP ADANA İL’DE BAYRAMLAŞMA

Düzgün COŞKUN Yazdı/ HAYAT SİZE GÜLMÜYORSA SİZ HAYATA GÜLÜP GEÇİN

Hilal ULUDAĞ Yazdı/ SEN DE BEKLEYECEKSİN BİR GÜN BENİ

GÜNÜN FOTOĞRAFI

ZEYDAN KARALAR SAHALARA İNDİ