BOĞAZİÇİ’DEN ARDAHAN’A ÜNİVERSİTELERİN SES’İNDE KATLANMIŞ KURUMSAL AYRIŞMA

AKP, Boğaziçi’nin SES’ini kısmaya çalışıyor da bu konu da dahil en kötü SES kurumsal ve sınıfsal ayrımcılıkla başlıyor.

AKP, Boğaziçi’nin SES’ini kısmaya çalışıyor da bu konu da dahil en kötü SES kurumsal ve sınıfsal ayrımcılıkla başlıyor.

Haftanın, ayın en çok söz edilen istatistiği “Hanelerin SES’i-Sosyal Ekonomik Statüsü” oldu.

Bir toplumun toplumsallaşma derecesinin en önemli göstergesi, dayanışması veya dağılmasıdır. Anomi/ bir anlam bulamamak, daha soyut gelecek beklentisi ve olduğu yerlerin kendine bir şeyler kattığı gibi umutlarla veya umutsuzluklarla ölçülebiliyorsa da en somut göstergesi doğrudan başarısının karşılığını görüp görememesidir, saygı ve kaynaklara erişim durumudur. Güncel yansımalarından biri iyi okul ve üniversitelerden mezun çocuklarımızın yurt dışı arayışlarının artmasıdır. Bu durum yurda yönelik kaygılarına, öz yurtlarında geleceklerine dair kaygılarına işaret etmektedir.

SES ardındaki eşitsizliği adaletsizliği gösteriyor. Adaletsizliğin ayrılmaz özelliği ise her türünün ayrımcılık olmasıdır.

Ayrımcılığın her türü en büyük şiddettir.

Çocukların, yurttaşların başarı veya başarısızlıklarının, adaletsizlik ve eşitsizliklerin en temel sebeplerinden biri bulunduğu ülkenin, şehrin, mahallenin, sokağın, OKULUN SES’inden başlıyor, burada ayrışma varsa, sokağı okulu ayrışmışsa o da oranın parçası olarak ayrışıyor.

Sokakların SES’i, okulların SES’i arasında ayrışma hanelerden 500 kat fazla

TÜİL 2023 Hanelerin Sosyal Ekonomik Statüsü endeksi, hanenin durumunun sadece kendi eğitimi, mesleği ve geliri ile hane içinde sınırlı kalmadığını, her bir şehre, her bir mahalleye, her bir sokağa segregasyon/ mekânda ayrımcılık halinde yansıma bulduğunu gösteriyordu.

Eğer bir şehirde mekânsal ayrımcılık / segregasyon varsa, zaten bu zorunlu mahalle ilkokulu, zorunlu mahalle ortaokulu, zorunlu mahalle lisesi diye bizzat YASAL AYRIMCILIK olarak sürüyor.

En önemlsisi bir hanede bir hanenin yoksulluğu birikiyor, bir okulda en az 300-500 defa yoksulluğa, bunun toplam kurumsal yoksulluğuna dönüşüyor.

MEB okullar arasındaki SES düzeylerini ölçse de paylaşsa. Bunu yapsa da yapmasa da zaten farklı sayılara yansıyor. LGS’de akademik başarısızlık veya çok yüksek başarı olarak gözüküyor. Bazı okullar sınav başarımız şöyle derken okulların yüzde 90-95’inin SES’i çıkmıyor, onların övünecek bir başarısı bulunmuyor, utanılacak başarısızlık geriye kalıyor.

Okul idarecisi de okul öğretmeni de okul velisi de okul öğrencisi de zaten burada bir şey beklemiyorduk, ne yapılabilirdi ki diyor.

Bunu en iyi anne babalar biliyor. Çocuğu okul kayıt çağına gelmiş aileler fellik fellik “iyi/ okul/ SES’i yüksek okul” arıyor. Resmi/kamu okulları az buçuk eğitim sunuyorsa bunu yarı resmi kayıt parasına çeviriyor, her şeyin maddi bir bedeli var.

Performans farklılıklarının %62.6'sı okulun SES’inin ayrışmasından

OECD PİSA 15 yaş testleri de en çok anne babasının SES’inin, dolayısıyla gittiği OKUL SES’inin yüksek akademik başarının göstregesi olduğunu ifade ediyorlar, başarısızlığın en büyüğü OKULUN SES’inden başlıyor:

PISA ekonomik, sosyal ve kültürel statü endeksindeki bir birimlik artış, fen bilimleri değerlendirmesinde 38 puanlık bir artışla ilişkilendirilmektedir. Okuma ve matematik için de benzer artışlar gözlemlenmiştir. (…) . Farklı okullardaki öğrenciler arasında gözlemlenen fen bilimleri performans farklılıklarının %62.6'sı, öğrencilerin ve okulların sosyo-ekonomik statüsü ile açıklanabilirken, aynı okula devam eden öğrenciler arasındaki performans farklılıklarının yalnızca %3.8'i onların sosyo-ekonomik statüsü ile ilişkilidir.

Tek bir okul içindeki öğrenciler arasında başarı farklılaşmalarının ise sadeve %3,8’i aralarındaki SES farklılaşmasına bağlı.

Yani her okul zaten baştan ayrışmış, bir okulda değil okullar arasında ayrışma had safhaya çıkmış.

Maalesef daha iyi bir okul bulabilmek de ancak yine SES’iniz güçlü ise az biraz mümkün oluyor, daha iyi bir okul mücadelesi sürdüremeyecek aileler ve çocuklar kaderlerine razı oluyor.

Üniversiteler arası SES ayrışması çok daha katlanıyor

Her tür yer ayrışması ve ayrımcılığın (segregasyonun ve diskriminasyonun) genel kuralı şu: En altta elenerek başlar, en üstte çok daha bariz bir şekilde görünüşe çıkar.

İşin ideolojik yanı alttaki ve temeldeki ana sebebin görünürlüğü aradaki mesafe arttıkça o kadar görünmez hale gelir.

Mahalle okulundan yukarıya doğru çıkıldıkça, üniversiteler liğinde, üniversiteler arası durum nedir? YKS ve yerleştirme sonuçları hangi SES’i gösteriyor?

Önce üniversitelerin SES sıralamasını yapmaya çalışalım. Elimizin altında en azından her sene yayınlanan yerleştirme sonuçları var. Bu yılki bu hafta başı yayımlandı. Yerleştirme sonuçları ile ilgili LİSANS TABAN PUANLARI üzerinden üniversitelerin başarı sırlamasını yaptım.

Üniversiteler arasında en üste çıkanlar ve en alttakiler şu şekilde;

Yerleşen öğrenci sayıları ve tüm programların taban puanları ortalamalarına göre ortalama 482 taban puan ile Boğaziçi başı çekmektedir. Onu yüksek taban puan ortalamaları ile Galatasaray, İTÜ, Yıldız Teknik, ODTÜ, Türk-Alman, İzmir Yüksek Teknoloji, bunları Sağlık Bilimleri Üniversiteleri izlemektedir.

 

Tablo

Resmi devlet üniversitelerinden Iğdır, Şırnak, Ardahan Üniversitesi taban puan ortalaması 254-240 puanla dipte yer almaktadır, SES’i sedası çıkmamaktadır.

Son fırsat SES ayrışması: Sahtesi olmasa da parayla satın alma

Resmi/kamu üniversiteleri taban puan ortalamaları Vakıflardan manidar şekilde yüksek.

 

Tablo

Ücretli üniversiteler son bir ayrışma noktasını oluşturuyor, diptekilerin çoğu vakıf üniversitesinden oluşmakta, kolay para kazananlara kolay diploma imkânı sunmaktadırlar.

 

Tablo

Puanları düşük olduğu halde vakfa ciddi bir ödeme yapabilecek aileler burada diploma elde etmektedir, bir tür meşru diploma satın almaktadır.

Tüm üniversitelerin sıralaması da web sayfasında yazının altında yer alıyor.

Ayrışmanın tipolojisi: Altı ana ayrışma noktası

Ayrışarak, ayrışmaları yukarıya doğru daha da katlayarak dağılıyoruz.

Üniversiteleri ve programları kendi içinde tercih edilme durumlarını ve ortalama taban puanlarını dikkate alarak kategorilendirmeye çalışırsak altı tıp öne çıkıyor:

TİP 1 TIP. Gelir ve Saygınlık Garantisi. Çok az sayıda hala çok prestijli/ ortalamanın üstünde saygınlık ve gelir garantili alan var: Tıp, Eczacılık, Diş Hekimliği. Özel, devlet, paralı burslu çok fark etmiyor, ailenin çocuğun SES’i, daha önceki okul SES’i yetiyorsa buraya yöneliyor.

TİP 2 ELİT KAMU. Kamu elitleri kamuya. Elit kamu üniversiteleri. Boğaziçi, ODTÜ, Galatasaray, son yıllarda Türk-Alman… Tüm programları yüksek taban puanla öğrenci kabul ediyor. Ailelerin orta sınıf veya üstü SES’i yüksekse buralarda çok ağır mali bedeller ödemeden diploması piyasada ve yurtdışında iş görecek bu üniversitelere yöneliyor.

TİP 3 ULTRA ÖZEL. Burjuva elitleri ultra özele/vakfa – Koç’a, Sabancı’ya, Bilkent’e. Özellikle Koç sosyal bilimlerde değilse de diğer alanlarda ULTRA kalmaya devam ediyor. Ama artık bu yüksek ücretleri ödeyecek yüksek gelir SESli kesim daralıyor.

TİP 4. BİR FAKÜLTE/ LİSANS. Çocuğu açıkta kalamsın diye uğraşan orta alt SES’li aileler geriye kalan bir lisans programına yerleşmeye çalışıyor.  

TİP 5 MESLEK YÜKSEK OKULLARI. Yandan alttan bir şekilde yaşamaya çalışanlar çocuklarını aşağıdan da olsa iş bulabilecekleri veya bir şekilde tümden mesleksiz kalmayacakları bir ön lisans arıyor.

TİP 6. DIŞTAKİLER. Ön lisans şansını bile zorlayamayacak kadar dışta olanlar zaten yine tümden dışta kalıyor.

Hane SES’i, MEMLEKET de böyle bir tabakalaşma gösteriyor zaten:

1-Her şeyden üstte ULTRALAR (üniversite TİP 3).

2-Kamuda YÜKSEK PRESTİJLİ KONUMLAR (üniversite TİP 2),

3-Kamuda veya bazı alanlarda ÇABAYLA yer bulmaya çalışanlar (üniversite TİP 1-2),

4-Geriye kalan orta alt sınıf zümreler (TİP 4)

5-Altta da olsa yaşamda kalmaya çalışanlar (TİP 5)

6-Tümden dışta klanlar (TİP 6).

Devletin SES’i MÜTAMAŞER Otroritelerin (müteahhit, taşeron, tarikat, mahkeme, mafya, şeriatçı blokunun, borsasının) sesi olmuş, ne kaparsam ayrışmasında.

Halkın SES’i çıkmazsa, aydının SES’i çıkmazsa bu gidişat hayra alamet değil.

 

Tablo

 

Tablo

 

Tablo

 

 

Tablo

 

 


Adnan Gümüş

30.08.2025 07:52:00

YAZARLAR


VALİ KÖŞGER’İN 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI MESAJI

6602 ÖĞRENCİ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİNE YERLEŞTİ

TGC’DEN “MEDYADA CINSEL TACIZI ÖNLEYICI POLITIKA” ÇALIŞMASI

ORHAN KEMAL EMEK ÖDÜLLERİ BELLİ OLDU

Ç.Ü 1.5 ADANA THRUST ROKET TAKIMI ŞAMPİYON

SEYHAN’DA KREŞ KURALARI NOTER HUZURUNDA ÇEKİLDİ

Aydın SİHAY Yazdı/ YÖNETİCİLER HOŞŞİK OLURSA

“TELE1’E VERİLEN CEZA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE ORANTISIZ MÜDAHALEDİR”

ADANA ALTIN KOZA'DA JÜRI BAŞKANI ÜMIT ÜNAL

SİNÜZİT TEDAVİ EDİLMEZSE TEHLİKELİ OLABİLİR!

DENİZ VE OZAN MİLLİ TAKIMDA

“EŞİT MİRAS HAKKI ANAYASAL BİR HAKTIR “

ADANA KEBABINDA AKILALMAZ HİLELER

SASA POLYESTER’DEN ADANA'DA 25 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM

BİLGİÇ: KIRSAL YOKSULLUK ARTIYOR

TÜRKİYE’NİN İLK SU ÜRÜNLERİ OSB’SİNDE ÖN BAŞVURULAR 19 EYLÜL’DE BİTİYOR

Aydın SİHAY Yazdı/ AH BENİM GÜZEL TÜRKÇEM