ÇALIŞMANIN, ÇABALAMANIN, EMEĞİN VE ZEKÂNIN ÖNEMİ RÜZGÂRA MI YAZILMIŞ

Çocukluğumda bu sıcakların benzerinde sabahtan akşama kadar tarlalarda başımıza bir bez parçası veya gömleğimizi sarar çalışırdık. Şimdilerde meteorolojinin öngörüsüne göre bazılarımız günler öncesinden hangi yaylaya, hangi denize gidelim diye program yapıyoruz.

İnsanın sabahın köründe bile sıcaktan kaçıp klimalara sığın sığındığını yaşıyoruz. Çocukluğumda bu sıcakların benzerinde sabahtan akşama kadar tarlalarda başımıza bir bez parçası veya gömleğimizi sarar çalışırdık. Şimdilerde meteorolojinin öngörüsüne göre bazılarımız günler öncesinden hangi yaylaya, hangi denize gidelim diye program yapıyoruz. Anladım gelen haberler bu sıcaklarda yaylanın da, denizinde faydası yokmuş. İklimsel sıcaklar neyse Dünyanın diğer sıcak havasının yarattığı bölgesel çatışmalar, adaletsizlikler, eşitsiz koşular, gücü gücüne yeten anlayışı ayrıca insanı boğuyor.

İnsanlığın içinde geçtiği bu çok yönlü sıcak bunaltıyor hem de içimizi dışımız bunaltıyor. Yaşam koşullarında zorlaştı, bir kenara çekileyim demeye de gelmiyor. Çarşı pazarım yakıcı hayat pahalılığı mecbur ediyor insanı. Her ne kadar yoksulluğu ben yaratmadıysam da yoksulluğu artık yaşıyorum. Geçmişte hem olanağımız yoktu, olsa da “bir hırka bir lokma” anlayışı ile ne yapalım birden fazla evi deyip çevre ve ekoloji anlayışına uygun davranmaya çalıştık bırakmıştık. Halen de israf ve çevre tahribatına karşıyım. Başımızı sokabildiğimiz evin iki duvar arasında arada bir elektrik parası çok gelmesin diye klimayı aralıklarla çalıştırarak serinleyerek çalışmaya devam ediyoruz. Evde bir klimayı bile çalıştırmaktan itina eder duruma gelmişiz.

Ne diyelim, sabahın güzelliğini bozmadan yürürken aklıma Âşık Sümmani'nin benim bahtımı kara yazmışlar türkü sözleri geldi.

Ervah-ı ezelde levh-i kalemde

Bu benim bahtımı kara yazmışlar

Gönül perişandır devr-i alemde

Bir günümü yüz bin zara yazmışlar

Sümmani’nin bu anlamlı şirinde;

Herkes dosta verdi ifadesini

Bizimkini rüzgâra yazdılar

Bugünden geriye bakınca, yaşananları bütün olgular uğrunda çabaladığımız değerlerin yerle bir edildiği, sahte insanların yaptığı sahtekârlıklar, bozulan düzen, çalışmanın, emeğin, zekânın ve fedakârlığın anlamsız oluğu günümüzde acaba rüzgâra mı çalışmışız?

Kötü paranın iyi parayı sevmediği, yetersizin, liyakatsizlerin hâkim olduğu iş yerinde içten ve hakkıyla çalışanın bir etkisi olur mu? Sahin’in sahilliğin önemi için çabalamadığı, hak edenin hakkının verilmediği, sahtekârlığın pirim yaptığı yerde doğru ve sağlıklı bir yaşam çıkar mı? Sahi olanın değer olduğunu topluma toptan benimsetemez isek, önlem almasak korkarım ki yarın geç olur. Eğer böyle giderse, insanın umudu gelecekteki beklentisi olmaz ise toplumu birlikte iş tutmaya teşvik edemezsek, rüzgâr her şeyi alır götürü, arkada Mahzuni Şerif belirtiği gibi “kuru hayal, fani dünya BOŞUMUŞ” türküsünü söyler dururuz.

Herkes dostça selam ve esenlikler dilerim.

Prof. Dr. İBRAHİM ORTAŞ

Çukurova Üniversitesi/ Ziraat Fakültesi / Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü. Adana

iortas@cu.edu.tr;ibrahimortas@gmail.com


İbrahim ORTAŞ

10.08.2025 10:42:00

YAZARLAR


YASAK 1 MART’TA BAŞLADI

ADANA’DA KADINLARA FİLM

ADANA ŞALGAMINA AB TESCİLİ

BÖBREK TAŞINDA DOĞRU SANILAN 10 TEHLİKELİ BİLGİ!

SIFIR ATIK BİLİNCİ GÜÇLENDİRİLECEK

Oktay EROL Yadı/ ADANA İLKYAZDA DAHA GÜZEL…

ADANA PORTAKAL ÇİÇEĞİ KARNAVALINA HAZIRLANIYOR

“HEKİMLİK BİR VİCDAN MESLEĞİDİR”

CHP’DEN ADANA'DA DOĞU AKDENİZ YEREL MEDYA BULUŞMASI

TGC, 2025 GAZETECİLİK BAŞARI ÖDÜLLERİNİ AÇIKLADI

Turgay DEVELİ Yazdı/ BAŞUCUNDAN BLOKE EDİLEN PARTİ

İfral TURGUT Yazdı / İMAMOĞLU İÇİN 2430 YIL İSTENİYOR

Oktay EROL yazdı/ KİRAYA VERİLEN ÇOCUKLAR…

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN “POZANTI ATIK SU” AÇIKLAMASI

CHP’Lİ DOYGUN’UN ÜLKÜ OCAKLARI ZİYARETİNDE SON DURUM

AMERİKA ADANA KONSOLOSLUĞUNU BOŞALTMA KARARI ALDI

KADINLAR KOOPERATİFLEŞİYOR