DEDİ-KODU...!

İki kişi arasında konuşulan bir konuyu üçüncü birine aktarmak için mutlaka o sözün sahibinden izin alınması gerekir. Aksi takdirde orada kötü niyet aranır.

Hele de araları bozmak için yapılan laf taşımalar, ahlaken en çirkin hareketlerden biridir.

Bazıları “Ne var ki bunda?” diye düşünebilir.

Ya da “Söylenmesini istemiyorsan konuşmasaydın” diyenler çıkabilir.

Böylelerine diyecek bir sözüm yok. Çünkü onlar yüzünün astarını sıyırıp atmış, yüzsüzlüğün dibine vurmuştur.

Böyle birinin, bu tür davranışını yakaladığınız takdirde onunla hiçbir konuyu hiçbir şekilde konuşmamanızı öneririm.

Çünkü “can çıkmadan huy çıkmaz” diye bir söz vardır. Kişi yedisinde neyse yetmişinde de odur. Değişmez.

Bazen ben de samimi bulduğum, kişiliğine güvendiğim insanlarla sohbet ederken birilerini çekiştirdiğim oluyor. Hiçbir kötü niyet taşımadan, kötülemeden, aşağılamadan, alay etmeden tamamen iyi niyetle yapılmış eleştirilerde bulunabiliyorum. Yanımda olsa o kişinin yüzüne karşı da söyleyebileceğim cümleler kurabiliyorum.

Ancak ne yazık ki güvendiğim ve laf taşımaz diye bildiğim bazı insanların söylenenleri farklı şekilde aktardığını duyunca üzülüyorum.

İnsanlar kendi söylemek istediklerini, başkalarını kullanarak üçüncü kişilere onun ağzından aktarabiliyor. “Gör işte. Bilmem kim de, senin hakkında böyle düşünüyor” diyebiliyor. Yani iki dakikada ayak üstü adam satıyorlar.

Ben, benden duyduğunu üçüncü kişiye hem de değiştirerek aktaranla da, onun sözüyle bana tavır alanla da ilişkimi keserim.

Demek ki ya onlar beni gerçek anlamda tanımıyor ya da benim onlar hakkındaki gerçek samimi düşüncelerimi bilmiyorlar diye düşünürüm. Uzaklaşırım.

Çünkü istesem de artık o kişilerle eskisi gibi olamam. Güvenemem.

Zaten bu güne kadar kendimi olduğum gibi anlatamamış ve kabul ettirememişsem bundan sonra hiç ettiremem diye düşünürüm.

Bu yüzden insanlarla sohbet ederken mümkün olduğunca başkaları hakkında olumsuz konuşmam. Konuşursam da zaten o kişiyi sevmiyorum demektir. Onu sevmediğimi ve hakkında ne düşündüğünü kendisi de biliyordur.


Tuncay DAĞLI

29.07.2024 18:13:00

YAZARLAR


Aydın SİHAY Yazdı/ 5 OCAK BİZ ADANALILAR İÇİN ÖNEMLİ BİR TARİHTİR.

HER 5 EVDEN BİRİ KAÇAK ELEKTRİK KULLANIYOR

ALADAĞ’DA KARAN ADAM ŞENLİĞİ

Mahmut TEBERİK yazdı / BEŞ ÇOCUK TALEBİ VE ASGARİ ÜCRET

Nurettin ÇELMEOĞLU Yazdı/ BİZ BEŞ OCAKLARI DOYA DOYA YAŞAMIŞ KUŞAĞIZ

Suat UMUTLU Yazdı / ​MİZAN / ABD: "AMA!" BİLE DİYEMEMEK...

Aydın SİHAY Yazdı / KOLAY MI BU ŞEHRİ BIRAKIP GİTMEK

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNDEN 500 OKULA SPOR MALZEMESİ

ADANA 2025’TE İHRACATTA İSTİKRARINI KORUDU

Düzgün COŞKUN Yazdı/ BASIN MESLEK İLKELERİNİN YILMAZ SAVUNUCUSUYDU

ADANA’DAN YÜKSELEN BAĞIMSIZLIK ÇIĞLIĞI

"ADANA MİLLİ MÜCADELEYE BÜYÜK KATKI SAĞLAMIŞTIR"

5 OCAK’I ONUR VE GURURLA KUTLUYORUZ

SATRANÇ ŞAMPİYONASINA 320 SPORCU KATILIYOR

KIRSALI KALKINDIRAN PROJEDE 32 ÜRETİCİYE MAKİNE DESTEĞİ

LAHANA TURŞUSU TOK TUTUYOR!

“HİND RAJAB’IN SESİ” FİLMİNİN ADANA GÖSTERİMİ