Bugün Dünya Kadınlar Günü ama kadınları yazmayacağım. Sadece bir kaç şeyi hatırlatıp, yazının sonunda özelde kadınlarımızı, genelde dünyanın tüm kadınlarını ilgilendiren birkaç söz söyleyeceğim. Günün özeliyle ilgili yazım/yazılarım daha sonra.
Lafı hiç uzatmadan doğrudan konuya gireceğim.
Cumhuriyet, henüz 6 ay önce kurulmuştu. 1 Mart 1924’te meclis kürsüsünde Atatürk, “Cumhuriyetin, bugün de, ileride de kesinlikle her türlü saldırıdan korunması için din ve ordu siyasetten ayrılmalıdır,” dedi. Bundan tam 102 yıl önce, 3 Mart mecliste 1924 Cumhuriyet Devrim görüşüldü.(Tutanak 64 sayfa.) demek ki, en büyük tehlike din ve ordunun siyasete medahalesiydi.
3 Mart 2025 Pazartesi günü, MEB okullara el altından yine bir talimat gönderdi. Hem de devlet ciddiyetine aykırı olmasına rağmen WhatsApp talimatıyla. Konu: “Okullarda Ramazan Etkinlikleri.”
Kurnazlar, ya emir okullara yine WhatsApp mesajıyla dağıtıldı. Yani yazılı bir belge yok. Yarın, “Valla, billa, benim haberim yok,” deseler ispatı neredeyse imkansız. Emir, Anayasa’nın 2. maddesi ve laik eğitime tamamen aykırı. Önemli maddelerini daha önceki paylaşımımda sunmuştum.
Artık eğitimin kimlerin elinde olduğunu, nasıl yönetildiğini, neyi amaçladığını biliyoruz. O genelge kesmemiş olmalı ki bu sefer MEB DİN ÖĞRETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ramazan ayı etkinlikleri konusunda bir genelge yayınladı. Tam 12 sayfa. Hepsini sunmam mümkün değil. Sadece ara başlıklardan bir kaçını sunuyorum.
Bakanlığın genelgesinde Oruçlu-oruçsuz çetelesi tutularak, öğrencilere “Oruç Tuttu Başarı Belgesi” verilecekti. Bunlar nasıl değerlendirilecek bilmiyorum.
Sevgili Hanım Arkadaşlar, Anneler, 102 yıl sonra geldiğimiz noktaya bakar mısınız? Okullarımızda neler oluyor, çocuklarımızı kimler, nasıl eğitiyor gerçekten farkında mısınız? Bu konularla ilgili kaç yazı yazdım bilmiyorum. Unutmuş, yazdıklarımı benimsememiş de olabilirsiniz ama ben yine de yazmaya devam edeceğim.
ÖYLEYSE, BİR ZAHMET,