EĞİTİM ENSTİTÜLERİNDE EĞİTİM-II

Atatürk’ün eğitim anlayışı üç ana ilkeye dayanıyordu:

Atatürk’ün eğitim anlayışı üç ana ilkeye dayanıyordu:

  1. Bilimsel ve akılcı eğitim
  2. Ulusal ama çağdaş uygulama.
  3. Uygulamayla desteklenen öğrenme.

Eğitim Enstitüleri bu vizyonun ortaöğretimdeki karşılığıydı.

  • Ders programları pozitif bilim ağırlıklıydı.
  • Tarih, coğrafya, edebiyat gibi alanlar ulusal bilince dayanıyordu.
  • Pedagoji, ölçme-değerlendirme, öğretim yöntemleri tam merkezdeydi.

Atatürk’ün, “Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır,”  sözleri “eser”in bilinçli biçimde üretilmesi için üstlenilmiş bir görevdi.

Eğitim Enstitülerinin   öğretmen yetişmekteki varmak istediği nihai amaçlar şunlardı. Mezunlarımız;

  • Kendi branşını derinlemesine bilir.
  • Ama aynı zamanda, öğrenci psikolojisi, öğretim yöntemleri ve sınıf yönetimi konusunda donanımlıdır. (Sınıf yönetimi sınıfta disiplini sağlamak değildir.İ.T.)

Bu ilkeler, “bilen ama anlatamayan” öğretmen tipine bilinçli bir tepkiydi.

Eğitim Enstitülerinde, ciddi bir kurumsal disiplin vardı. Öğretmen adayları, kılık-kıyafetinden,dil kullanımına, toplumsal duruşuna kadar bir “örnek insan” olarak yetiştiriliyordu.

Eğitim Enstitülerine bağlı uygulama okulları vardı. Öğrenciler, gerçek sınıflarda, denetimli biçimde ders anlatırdı. Yani öğretmenlik: “Diploma alınca öğrenilecek bir iş” değil, okuldayken öğrenilen bir meslekti.

1950–1980 arasında Türkiye’deki ortaokul öğretmenlerinin büyük bölümü, Eğitim Enstitüsü kökenlidir ve bu kuşak, eğitim niteliğiyle hâlâ saygıyla anılır. Eğitim Enstitüsü öğretmeni, okulun merkezindedir. Sınıf onun kürsüsüdür. Bilgisi, teorik temelli, disiplinli, akademik süreklilik taşır. Otoritesi, kurumsaldır, devleti temsil eder. Bu da, Eğitim Enstitüsü öğretmenini kamusal aydın yapar.

 

 


İfral TURGUT

10.02.2026 18:26:00

YAZARLAR


Şahin ESENDEMİR Yazdı/ BEHÇET KURTİÇ İLE ADANA NOSTALJİSİ NASIL YAŞANIR?

KASIM GÜLEK’ KÖPRÜSÜ'NDE YIKIM BAŞLADI

ADANA NÜFUSU 2 MİLYON 283 BİN 609

ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİNDE SEÇİM GÜNÜ: SÜTÇÜ MÜ, UÇURUM MU?

“KAZANANA KADAR CHP’Lİ, SONRA ROZETİ ÇIKAR!

Oktay EROL Yadı/ KARALAR, ADANA’DA ÖYKÜ YAZDI…

ÖZDAĞ’DAN ADANA ZİYARETİ

ZEYDAN KARALAR MEZARLIKTA ANNE-BABA ZİYARETİ

ADANA’DA 13. VETERANLAR MASA TENİSİ TURNUVASI

KARALAR’A EVİNDE ZİYARET

İsmail BAŞKAN Yazdı / ADANA’DA BİR SORU: ZEYDAN KARALAR GÖREVİNE İADE EDİLİR Mİ?

MERSİN-ADANA-OSMANİYE HIZLI TREN 2028’E KALDI

KASIM GÜLEK KÖPRÜSÜ…

Nurettin ÇELMEOĞLU Yazdı/ SİLİVRİ, 212 GÜNDE KARALAR’A VE ADANA’YA GÜÇ KAZANDIRDI

“KİMYA ENDÜSTRİ BÖLGESİ, ADANA AÇISINDAN TARİHÎ BİR EŞİKTİR”

ÜMİT ÖZDAĞ'DAN ADANA’DA SÜRPRİZ ZİYARET

İfral TURGUT Yazdı / VATANIN BAĞRINDA ELLİ YEDİ GÜN