EĞİTİM ENSTİTÜLERİNDE PEDAGOJİ-IV

Eğitim Enstitüsü mezunu öğretmen bir konuda her şeyi, her konuda bir şeyi bilirdi:

Eğitim Enstitüsü mezunu öğretmen bir konuda her şeyi, her konuda bir şeyi bilirdi:

  • Her şeyi bildiği alan kendi branşıydı.
  • Bilgiyi, gösteriş için değil, öğrencinin seviyesine inmek için kullanırdı.
  • Bilgi, otorite kurmak için değil; öğrenciyi güçlendirmek için kullanılırdı.  

Onlar konuyu dağıtmadan anlatan, programla uyumlu, sistemli öğretmenlerdi.

Eğitim Enstitülerinde, çocuk ve ergen psikolojisi, ölçme-değerlendirme, öğretim yöntemleri çok ciddi eğitim konularıydı.
Bunun sonucu da olarak öğretmen, “Bu çocuk neden anlamıyor,” diye sorar, kusuru öğrencide değil, yöntemde arardı. 

Eğitim Enstitülü öğretmen, sert değil ama netti. Sevecendi ama laubali değildi. Bu denge, yatılı eğitimde kazanılan özdenetim, disiplin ve adalet duygusundan gelirdi. Otoritesi, korkudan değil, güven ve sevgiden doğardı.

Bu öğretmenler için öğretmenlik bir mesai değil, bir kamusal sorumluluktu. Öğrencinin derdiyle ilgilenir, okulun sorununu kendi sorunu sayar, imkân yoksa çare üretirdi. Okul, onların sadece çalıştığı yer değil, emanet aldığı bir kurumdu.

Onlar, kitap okur, gazete takip eder, müzik, tiyatro, resimle ilgilenirdi. Bu bir özenti değil, öğrenciye örnek olma, sınıfı hayata açma çabasıydı. Bu yüzden, bir edebiyat öğretmeniyle tarih konuşulur, bir matematik öğretmeniyle felsefe tartışılabilirdi.

Bu kuşağın çok güçlü bir özelliği de: “Ben” değil, “biz” öğretmenliği yapmalarıydı. Zümre çalışmaları ciddiye alınır, yeni öğretmen kollanır, okul içi rekabet değil, ortak sorumluluk öne çıkardı.

Eğitim Enstitüsü öğretmeni, laikliği, bilimselliği, ulusal bilinci
bir slogan olarak değil, yaşam biçimi olarak taşırdı. Sınıfta, nutuk atmaz, ama davranışıyla öğretir, öğrencilerine “insan yerine konulma” duygusunu yaşatırlardı.

Eğitim Enstitülerinde öğretmenlik, olunan bir şeydi, bugün ise yapılan bir iş.

 

 


İfral TURGUT

12.02.2026 22:48:00

YAZARLAR


Nazım ALPMAN Yazdı/ KAHROLSUN AMERİKAN EMPERYALİZMİ

SARIÇAM’DA GERİ DÖNÜŞÜME “POTALI” ÇÖZÜM

“DEPREM GERÇEĞİYLE YÜZLEŞMEK ZORUNDAYIZ”

TGC’DEN YAPAY ZEKA, TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ VE GAZETECİLİK

SAVAŞ HABERLERİ ÇOCUKLARI OLUMSUZ ETKİLİYOR!

"TÜTÜN BAĞIMLILIĞI HALK SAĞLIĞI SORUNU"

AKAR'DAN 'İNCİRLİK ÜSSÜ' AÇIKLAMASI

ÇUKUROVA BELEDİYESİ’NDEN PAZARLAR DENETİMİ

ÇUKUROVA’DA 1.1 MİLYON ABONE DOĞALGAZ KULLANIYOR

“ADANA’NIN İHRACATI ŞUBAT AYINDA YÜZDE 17,8 ARTTI”

“OSB’LER ADANA’NIN KATMA DEĞERLİ ÜRETİM GÜCÜNÜ PEKİŞTİRECEK”

GÜZELLİK SALONU İŞLETMECİLERİ ESNAF ODASI KURULDU

İfral Turgut Yazdı/ GÜNEŞ KRAL VE SARAYIN GÜCÜ

Düzgün COŞKUN Yazdı/ KARNAVAL TUTKUNLARI ADANA'DA BULUŞUYOR

EVLENMELERDE AZALMA, BOŞANMALARDA ARTIŞ VAR

DEMOKRAT AVUKATLAR GRUBUNDAN ADAYLIĞNI AÇIKLADI

VALİ YAVUZ’DAN ADASO’YA ZİYARET