Diyeceksiniz ki, “Ama her insan böyle değildir.” Haklısınız. Her insan böyle değildir ama böyle olmalıdır. Çünkü böyle olma yeteneğine sahiptir.
İnsan kendi iradesi dışında ve amaçsızca dünyaya gelir. Ama dünyaya geldikten sonra mutlaka bir amacı olmalıdır.
İsmail Hakkı Aydın, dünyada dört çeşit insan olduğunu söyler.
VARKEN VAR, YOKKEN YOK: Bunlar bizimle yaşarlar. Yerler, içerler, konuşurlar, çalışırlar. Varlığından haberdarızdır. Sonra, bir gün ölürler. Bir süre sonra yokturlar. Çünkü geriye kendilerini hatırlatacak hiçbir şey bırakmamışlardır. Yaşarken sadece varlığını devam ettirmek tek amaçları olmuştur. Bir süre sonra yokluğunu hissetmeyiz bile.
VARKEN YOK, YOKKEN YOK: Bunlar dünyayı bizimle paylaşırlar. Bizim yediklerimizi yerler, suyumuzu içerler, oksijenimizi tüketirler, sahip olduğumuz her şeye ortak olurlar. Bir cisim olarak vardırlar ama biz onların varlığını hissetmeyiz bile. Günü gelince, ölür ve yok olurlar. Dünyadan bir birey değil, bir canlı eksilmiştir. Geriye kendini hatırlatacak hiçbir şey bırakmamıştır.
VARKEN VAR, YOKKEN VAR: Sadece kendileri için değil, tüm insanlar için yaşarlar. Maddi, manevi sahip oldukları her şeyi, gönüllü olarak paylaşırlar. Ama insanlara verdikleriyle asla yetinmezler, hep daha fazlasını vermek için zamanını, enerjisini, bilgisini harcamaktan çekinmezler ve doğa hükmünü icra ettiği zaman ölürler. Artık fiziksel olarak aramızda yokturlar. Ama yaptıklarıyla, arkalarında öyle izler bırakmıştır ki, hiç unutulmazlar. Artık yokturlar, ama hala vardırlar.
VARKEN YOK, YOKKEN VAR: Sessiz, sakin şamatasız bir hayatları vardır. Vardırlar ama biz hissetmeyiz. Kendi yarattıkları bir dünyada yaşarlar ve günü gelince ölürler. İşte ancak o zaman varlıklarını hissetmeye başlarız. İnsanlığa eserler bırakmışlardır. Kendileri yokken de, insanlık için yaşamışlardır. Artık fiziksel olarak yokturlar ama insan olarak vardırlar ve hep var olmaya devam edeceklerdir.
PEKİ BUNA GÖRE BİZ NASIL İNSANLARIZ?
YA DA,