JOSÉ MARTÍ

Havana’da üç büstün yan yana durması ortak anti-emperyalist duruş, ulusal kimlik ve kültürel özgürlük vurgusu, bir tarihsel buluşma değil, ideolojik ve kültürel bir sembolizmdir.

 

Dün Havana’daki Atatürk ve Togore’nin büstlerini anlatmaya çalışmış, Togore’nin Atatürk’ün sağında yer aldığını solundakini de bugün anacağımız söylemiştim.

Jose Marti, 1853’te Havana’da doğdu. O zamanlar Küba İspanya’nın sömürgesiydi. Çocuk yaşta sömürge yönetimine karşı yazılar yazdı. 16 yaşında hapse atıldı, sonra İspanya’ya sürgün edildi.

Sadece devrimci değil, aynı zamanda önemli bir edebiyatçıydı. Yazılarında özgürlük, adalet ve emperyalizme karşı duruş temalarını işliyordu.

1892’de Küba Devrimci Partisini kurarak, bağımsızlık için silahlı mücadeleyi örgütledi.  

Fidel Castro ve Küba Devrimi liderlerine, ilham kaynağı oldu. Castro ve diğerleri, onu “devrimin entelektüel babası” olarak gördüler. Telkin ettiği fikirleri şu başlıklar altında özetlemek mümkün:

 

  • Latin Amerika ülkeleri Avrupa’yı, ya da ABD’yi taklit etmemelidir.
  • Her ülke kendi tarihine, kültürüne ve halkına uygun bir yönetim modeli geliştirmelidir.
  • Yerli halk ulusun temelidir; Avrupa-merkezci anlayış reddedilmelidir.
  • ABD’nin yükselen gücüne karşı, Latin Amerika birlik içinde olmalıdır
  • Kültürel bağımsızlık da siyasi bağımsızlık kadar önemlidir

 

Martí, Savaşın siyasi ve ideolojik lideriydi. Sürgündeki Kübalıları örgütlemiş, 1892’de Küba Devrimci Partisi’ni kurmuştu, ancak askeri tecrübesi sınırlıydı. Cephede aktif rol alırken, 42 yaşında hayatını kaybetti. Küba’da ulusal şehit ilan edildi ve fikirleri sadece politik bir program değil, “uğruna can verilen bir ideal” olarak görülmeye başlandı.

Sonunda, İspanya yenildi. Küba resmen bağımsız oldu. Ancak ABD’nin ciddi siyasi ve askeri etkisi başladı. Herkes, Martí yaşasaydı ABD müdahalesine karşı daha güçlü bir diplomatik duruş sergileyebileceğini kabul etti.. 

Kübalılar bir çok bakımdan Marti’yi Atatürk’e benzetir. 

  • İkisi de sadece asker-siyasetçi değil, aynı zamanda güçlü düşünürlerdi. Martí, Latin Amerika kimliğini savundu. Atatürk millî egemenlik, laiklik ve çağdaşlaşma ilkelerini sistemleştirdi.
  • Her ikisi de büyük güçlerin müdahalesine karşıydı. Martí, ABD’nin Latin Amerika üzerindeki etkisine karşı çıkıyordu. Atatürk, Sevr Antlaşması’na karşı çıkarak tam bağımsızlık ilkesini savundu.
  • İkisi de Ulusal kimliği kültürel temellere dayandırdılar. Martí, yerli halkların ve Latin Amerika kültürünün değerini savundu. Atatürk, Türk tarih ve dil çalışmalarını teşvik etti.
  • Martí, daha çok ideolojik öncü ve ilham kaynağı, Atatürk ise hem ideolojik, hem kurucu devlet adamıydı.

Havana’da üç büstün yan yana durması  ortak anti-emperyalist duruş, ulusal kimlik ve kültürel özgürlük vurgusu, bir tarihsel buluşma değil, ideolojik ve kültürel bir sembolizmdir.

ACABA ATATÜRK’ÜN İKİ ÖZGÜRLÜKÇÜ İNSANIN ARASINDA OLMASI TESADÜF MÜDÜR?

  • YOKSA ÖZEL BİR ANLAMI VAR MIDIR? NE DERSİNİZ?

İfral TURGUT

20.02.2026 20:02:00

YAZARLAR


Nazım ALPMAN Yazdı/ KAHROLSUN AMERİKAN EMPERYALİZMİ

SARIÇAM’DA GERİ DÖNÜŞÜME “POTALI” ÇÖZÜM

“DEPREM GERÇEĞİYLE YÜZLEŞMEK ZORUNDAYIZ”

TGC’DEN YAPAY ZEKA, TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ VE GAZETECİLİK

SAVAŞ HABERLERİ ÇOCUKLARI OLUMSUZ ETKİLİYOR!

"TÜTÜN BAĞIMLILIĞI HALK SAĞLIĞI SORUNU"

AKAR'DAN 'İNCİRLİK ÜSSÜ' AÇIKLAMASI

ÇUKUROVA BELEDİYESİ’NDEN PAZARLAR DENETİMİ

ÇUKUROVA’DA 1.1 MİLYON ABONE DOĞALGAZ KULLANIYOR

“ADANA’NIN İHRACATI ŞUBAT AYINDA YÜZDE 17,8 ARTTI”

“OSB’LER ADANA’NIN KATMA DEĞERLİ ÜRETİM GÜCÜNÜ PEKİŞTİRECEK”

GÜZELLİK SALONU İŞLETMECİLERİ ESNAF ODASI KURULDU

İfral Turgut Yazdı/ GÜNEŞ KRAL VE SARAYIN GÜCÜ

Düzgün COŞKUN Yazdı/ KARNAVAL TUTKUNLARI ADANA'DA BULUŞUYOR

EVLENMELERDE AZALMA, BOŞANMALARDA ARTIŞ VAR

DEMOKRAT AVUKATLAR GRUBUNDAN ADAYLIĞNI AÇIKLADI

VALİ YAVUZ’DAN ADASO’YA ZİYARET