Kendimle konuşuyorum,
biri yaz diyor,
öteki bak.
“Hangisi daha gerçek?” diye soruyorum.
İkisi de susarak cevap veriyor.
Yazmak içeri doğru kazmak,
fotoğraf dışarıyı yakalamak.
Biri aklımdan geçenleri döküyor masaya,
öteki gözümden kaçanı tutuyor.
Bazen kelime yetmiyor,
o an deklanşöre basıyorum.
Bazen görüntü fazla bağırıyor,
susup cümle kuruyorum.
Hayat hızlı,
ışık kaçıyor,
duygu kararsız.
Ben ya yazıyorum
ya çekiyorum;
ikisi de “dur” demenin yolu.
Kendime şunu söylüyorum:
Güzel olmasına gerek yok.
Net olsun yeter.
Çünkü bulanık olan hayat,
ben değilim.
Aydın Sihay