METE’YLE SON GÜNLERİMİZ

Dün “Yolun Sonu Görünüyor” başlıklı bir paylaşım yapmış, türkünün hikayesini anlatmıştım. Sayfa arkadaşım, değerli dost, bilge insan İsmail Nurhan Artel, “Aynen öyle olur... hissedilir yolun bittiği...

Dün “Yolun Sonu Görünüyor” başlıklı bir paylaşım yapmış, türkünün hikayesini anlatmıştım. Sayfa arkadaşım, değerli dost, bilge insan İsmail Nurhan Artel, Aynen öyle olur... hissedilir yolun bittiği... Hele de mesleği hekimlik ise bilinir açık ve seçik şekilde,” diye katkıda bulunmuş. Doğru söylemişti. Çünkü mesleği doktorluktu. Ben de, Yakın arkadaşlarımın son günlerini birlikte yaşayarak öğrendim. Onlar biliyorlar ama biz de hissediyoruz,” diye cevap vermiştim. Neyi kast etiğimi, ne demek istediğimi bir örnekle anlatayım.

Mete Korkut Gülmen. Profesör Doktor. Önce öğrencim, sonra arkadaşım en sonunda da, gerçek bir dostum oldu. Kısaca…

22. Uluslararası Dünya Adli Tıp Akademisi Kongresi”nde, adli tıp ve ilgili alanlara önemli katkı sağlayan kişi, kurum ve kuruluşlara, 3 yılda bir verilen “Uluslararası Adli Tıp Akademisi Bilim Onur Altın Madalyası”na layık görüldü. Ödülü alırken, hayatı boyunca alabileceği en büyük ödülü aldığını söyledi. Doğru söylemişti. Daha büyüğü yoktu ki. Olsa, onu da alırdı. Sonra da, o akademinin dünya başkanı oldu. 

Başarıları ve ödülleri bu sayfaya sığmaz. Ama birini söyleyeceğim: Uganda tıp eğitimine yaptığı katkılardan dolayı, Uganda başbakanı tarafından Fahri Konsolos seçildi.

Kanser oldu, Mete. O kadar hızlı ilerledi ki hastalık, hepimizi şoke etti. Ama o günlerde bile görevini ihmal etmemeye çalışıyor, gücü yettikçe üniversiteye gidiyor, ana bilim dalı olduğu bölümü denetliyor sonra evine dönüyordu.

Bir gün bir toplantı yapmamız gerekti. Bir STK’nın yönetim kurulunu belirleyecektik. Bir kulübün, özel bir odasında bize bir masa hazırladılar. Mete elinde bir sefer tasıyla geldi. “Siz istediğinizi yiyin. Müge (eşi) bana bunları hazırladı,” diye kendi yemeğini gösterdi. O durumda bile en küçük görevini dahi ihmal etmiyordu. 

Sümerler konusuna ilgi duyuyordu. Hatta bu konuda bir sürü konferans vermişti. Kütüphanemden Sümerlerle ilgili bir kitap seçtim. Mevcut kitapların en kalını. 450 sayfa civarında. Evine gittim ve kitabı verirken, “Bu kitabı oku, içinde aklıma yatmayan bölümler var. Bitirince tartışalım,” dedim. Anladı yalan söylediğimi. Kalktı, kütüphanesinden bir kitapçık aldı. “Sen de bunu oku. Belki bunu tartışacak zamanımız kalır,” dedi. Kitabın adı: “İnsanın Değeri Üzerine Söylev”. (Pico Della Mirandelo) Boyutları normal bir kitabın yarısı kadar ve sadece 74 sayfa. İkimiz de hiçbir şey söylememiş, ama birbirimize her şeyi anlatmıştık.

Sonra hastalık hızını artırdı. Ortak dostumuz Doçent Orçun Yalav, her akşam hastane çıkışı bana bilgi veriyordu. Bir bilim adamı olarak da her şeyi olduğu gibi anlatıyordu. Ama bir gün sesi her zamankinden değişikti. Yine doğruyu söyledi: “Galiba…Yarın… En geç akşama doğru,” dedi. Kaybettik Mete’yi. Cenazesine Ugandalılar bile geldi.

Asla romantizm yapmıyorum. Son günü kadar (o ağrıları dayanılmaz hal aldığı anlar hariç) hep güldü Mete. Gülüyordu çünkü hep. Her şeyi gülerek anlatıyordu. Hatta gülerek kızıyordu.

BİZ DE YOLUN SONUNU GÖRÜYORDUK AMA

  • ELBETTE O, HEPİMİZDEN ÖNCE VE NET  GÖRMÜŞTÜ.

İfral TURGUT

14.04.2025 20:04:00

YAZARLAR


"HEEY KEÇİLER, HOOY KEÇİLER” MOZAİK SERGİSİ AÇILDI.

PORTAKAL ÇİÇEĞİ KARNAVAL STANT BAŞVURULARI BAŞLADI

KENT KÜTÜPHANESİ TAMAMLANIYOR

ADANA’DA SON DURUM

Aydın SİHAY Yazdı / BİR KİLO KUŞBAŞI, BİR KİLO DA KIYMA

VALİLİK, MAHKEMEYE KARALAR’IN DURUMUNU SORDU

“BİLİMDEN VE MÜHENDİSLİKTEN ÖDÜN VERMEYİN”

VALİ YAVUZ’DAN EĞİTİM DEĞERLENDİRME TOPLANTI

Vahit ŞAHİN Yazdı / HAKİMİYET-İ MİLLİYE- ULUS COM - İSMAİL BAŞKAN

PORTAKAL ÇİÇEĞİ KARNAVALI TARİHİ AÇIKLANDI

Düzgün COŞKUN Yazdı/ ÇGC'DE ATATÜRK POSTERLİ DEVİR-TESLİM TÖRENİN ARDINDAN

TATARLI HÖYÜK KAZASINA MODEL PROJE STATÜSÜ

DEMİRSPOR’DA 3 İSME GÖZALTI

TURHAN SELÇUK SANAT OKULU’NDA TİYATRO KURSU

''SUÇ NEREDE? SUSMAYACAĞIZ''

"ALİCAN ULUDAĞ SERBEST BIRAKILMALIDIR”

CHP’Lİ BULUT’TAN ÇGC ZİYARETİ