MÜDÜR

İşyerinde iki kadın, aynı masada karşılıklı oturmuş öğle yemeği yiyordu. Biri muhasebede, diğeri idari katta çalışıyordu. Çok samimi değillerdi ama sürekli karşılaştıkları için havadan sudan konuşabilecek kadar tanışıklıkları vardı.

İşyerinde iki kadın, aynı masada karşılıklı oturmuş öğle yemeği yiyordu. Biri muhasebede, diğeri idari katta çalışıyordu. Çok samimi değillerdi ama sürekli karşılaştıkları için havadan sudan konuşabilecek kadar tanışıklıkları vardı.

İdari bölümde çalışan ne kadar mütevazıysa, muhasebedeki o kadar kibirliydi. Yine söze girdi:

“Benim kocam müdür, biliyor musun? Hem de büyük bir şirkette…”

“Biliyorum,” dedi karşısındaki sakin bir sesle.

“Nereden biliyorsun?”

“Dün de söylemiştin. Önceki gün de.”

“Yaa… Unutmuşum. Bil diye söylüyorum, yanlış anlama ama…”

“Yanlış anlayacak ne var? Müdürlük de bir iş sonuçta.”

“İş tabii… Ama benim kocam iyi müdürdür. Her müdüre benzemez.”

Bu sözleri defalarca duyan arkadaşı sonunda dayanamadı:

“Tamam, anladık. Kocan müdür. Ama her gün söylenmez ki. Müdürse müdür. Ne yapalım yani? Benim kocam da müdür. Ben söylüyor muyum?”

Kadın sustu. O günden sonra aynı masada yemek yemediler. Ama huy değişmedi. Bir gün başka bir masadan yine aynı cümle duyuldu:

“Benim kocam müdür, biliyor musun?”

***

Uzun yıllar müdürlük yapan adam, sekreterine hayatı zehir etmişti. Kadın her fırsatta dert yanıyor, “Baş belası herif… Bir kurtulamadım şundan,” diyordu.

Adamın ne üslubu vardı ne zarafeti. Sekreteri çağırırken seslenmez, adeta böğürürdü. Oysa masasında telefon vardı. Hatta bir düğmeyle çağırabileceği sistem bile… Ama hayır. Bağırmalıydı. Herkes onun “çalıştığını” görmeliydi.

Sekreter her seferinde isteksizce kalkar, kendi kendine söylenerek müdürün odasına giderdi. Bir gün neredeyse içinden geçeni yüksek sesle söyleyecekti de işini kaybetmekten korktu.

Derken beklenen haber geldi. Müdür ya emekli olacak ya da gönderilecekti.

Sekreter haberi duyunca ellerini açtı:

“Şükürler olsun yarabbim…”

Adam gerçekten zor bir insandı. Odasında sürekli ağır bir koku olurdu. Üstü başı dağınık, ceketinin omuzları kepek içindeydi. Ağzı da bozuk mu bozuktu. Küfür etmeyi sıradan bir konuşma biçimi sanırdı. Takımı yenildiğinde ise ortalık daha da çekilmez olurdu.

Sonunda emeklilik günü geldi. Üstlerini ziyaret etti, helallik istedi. Alt kadrolar gruplar hâlinde geldi. En son sekreterini çağırdı.

Bu kez yumuşaktı.

“Seni kırdıysam kusura bakma. Hepsi iyiliğin içindi. Hakkını helal et. Yarın burada olmayacağım. Bundan sonra normal insan gibi yaşayacağım.”

“Helal olsun,” dedi sekreter.

Odadan çıkarken içinden geçirdi:

“Sen önce insan ol…”

***

Emeklilik kolay değildi.

Yıllarca herkes ona “Müdürüm” demişti. Öyle ki çoğu kişi adını bilmezdi. “Müdür geldi, müdür gitti…” Ünvan, adının önüne geçmişti.

Ama emeklilikle birlikte o hitap da bitti.

Başta önemsemedi. Sonra zoruna gitmeye başladı. Kapıcı “Bey” deyince içi burkuldu. Eski işyerine gittiğinde yeni sekreterin, “Müdür beye kim geldi diyeyim?” diye sorması canını yaktı.

Artık gittiği her yerde eski müdürlüğünü ima eder olmuştu. Anılarını anlatırken özellikle “Müdürüm” hitabını vurguluyordu. O kelimeyi kendi ağzından duymak bile hoşuna gidiyordu.

Ama bu çaba eğreti duruyordu. Üzerine büyük gelen bir ceket gibi…

Bir gün bir arkadaşı açıkça söyledi:

“Artık müdürlük ceketini çıkar. Emekliliğin keyfini sür.”

Alındı. Belli etmedi ama uzaklaştı.

Yine de biri ona “Müdürüm” dediğinde, yüreğinin yağı eriyordu.

24.02.2026 - T.D.


Tuncay DAĞLI

25.02.2026 15:13:00

YAZARLAR


GÜNEŞ’TEN İKİ KİTAP

"YARALAR SARILMALI"

HIDIR ÇAK İMO’DA GÜVEN TAZELEDİ

ECZACILAR MAĞDUR EDİLMEMELİ

SONER KAN’A ÜYELİK ROZETİ

ADANA TAYLAND’DA ULUSLARARASI PLATFORMDA TEMSİL EDİLDİ

"HEEY KEÇİLER, HOOY KEÇİLER” MOZAİK SERGİSİ AÇILDI.

PORTAKAL ÇİÇEĞİ KARNAVAL STANT BAŞVURULARI BAŞLADI

KENT KÜTÜPHANESİ TAMAMLANIYOR

ADANA’DA SON DURUM

Aydın SİHAY Yazdı / BİR KİLO KUŞBAŞI, BİR KİLO DA KIYMA

VALİLİK, MAHKEMEYE KARALAR’IN DURUMUNU SORDU

“BİLİMDEN VE MÜHENDİSLİKTEN ÖDÜN VERMEYİN”

VALİ YAVUZ’DAN EĞİTİM DEĞERLENDİRME TOPLANTI

Vahit ŞAHİN Yazdı / HAKİMİYET-İ MİLLİYE- ULUS COM - İSMAİL BAŞKAN

PORTAKAL ÇİÇEĞİ KARNAVALI TARİHİ AÇIKLANDI

Düzgün COŞKUN Yazdı/ ÇGC'DE ATATÜRK POSTERLİ DEVİR-TESLİM TÖRENİN ARDINDAN