PARKLAR PATİKA YOL DEĞİL AMA!

Adana'nın gözde dinlenme ve oyun alanlarının başında geliyor. Halk burada rahat nefes alıyor. Çocuklar gönüllerince oyun oynuyor. Burası kentin en işlek Mavi Bulvardaki Şehitler Parkı. Halkın uğrak yeri olan Şehitler parkı ne yazık ki biliniz kullanım ve bağımsızlık sonucu görsel ihtişamını her geçen gün kaybediyor. Şehitler Parkı sahibini arıyor.

Adana'nın gözde dinlenme ve oyun alanlarının başında geliyor. Halk burada rahat nefes alıyor. Çocuklar gönüllerince oyun oynuyor. Burası kentin en işlek Mavi Bulvardaki Şehitler Parkı. Halkın uğrak yeri olan Şehitler parkı ne yazık ki biliniz kullanım ve bağımsızlık sonucu görsel ihtişamını her geçen gün kaybediyor. Şehitler Parkı sahibini arıyor.

***

Bilindiği üzere, park ve dinlenme alanları umuma açık yerlerdir. Ağaçları budamak, yeşil dokuya kavuşturmak, sulama ve temizlik hizmetleri her ne kadar belediyelere ait olsa da asıl sahibi halktır. İnsanlar hoş vakit geçirebilmek ve rahat nefes almak için söz konusu alanlarda piknik yapar, dinlenerek hoşça vakit geçirmek ister. Lakin parkları çöplük deryası olarak gören kimseler de var.

***

Kimi insan, dinlenmek için geldiği yeşil dokuyu korur, kollar çimleri ezmemeye özen gösterir. Kimisi ise zarar vermekten haz duyuyor sanki. Parklarda yürüyüş ve bisiklet yolları dururken bazıları bu yolları kullanmak istemez. Çimleri ezerek yeşil dokuyu yok etmeye çalışır. Yürüyüş yolu dururken ezip geçtiği çimleri yol eder. Hal böyle olunca parklar görsel ihtişamını kaybederek çıplak alanlara dönüşür. 

***

Yürüyüş yolu dururken çimler ezilerek yürünür mü? Yürünüyor işte! Adana'da yüzlerce park ve dinlenme alanı var. Ben iki çarpıcı örnek vermek isterim: Kentin en işlek Mavi Bulvar'daki Şehitler Parkı, diğeri Atatürk Spor Salonu'nun bulunduğu park ve dinlenme alanı. 

***

Her iki alanda sabah ve akşam saatlerinde özellikle hafta sonlarında insanlarla dolup taşıyor. Kimi can dostlarını gezdiriyor, kimi yürüyüş yapıyor, özellikle yaşlılar grup halinde banklarda oturup sohbet ediyor. Kimi seyyar satıcılık yapıyor. Tablaya koyduğu üç beş parça giysiyi satmak için yoğun caba harcıyor. Kimi "simit" diye bağırıyor. Kimi tezgah açmış sıkma, çiğ köfte manti satıyor. Kimi fitnes aletlerinde spor yapıyor. Sebze meyve satan küçük esnaf, el işi ve örgü örerek aile ekonomisine katkıda bulunan kadınlar da var. Can sıkıcı şeyler yapanlar da yok değil. Parkta yürürken çimleri ezerek patika yol yapanlara, sigara izmariti atanlara, çimlere tupurenlere ne denmeli.

***

Çocukların oyun oynarken, salıncağa binerken heyecanlanarak, karşısındaki ile birlikte çığlık atmaları ebeveynlerini de bazen tedirgin ediyor. Bazı kişiler de 

evinden getirdiği tavla ile rakibine nefes aldırmak istemiyor. Bazıları tellerinde termosol dolaşıyor evden getirdigi çayı yanındakine ikram ederken, "Karşı kahvede çay 15 TL. Sen 20 ver yeter" diye takılıp kahkaha atıyor.

***

Bunlar güzel davranışlar, inanın insanın içini ısıtıyor, dostluğu pekiştiriyor. Zamanın nasıl geçtiğinin farkına varan olmuyor. Bir de yanında getirdiği kuru yemişi yerken kabuklarını çöp kutusu yerine yerlere atarak çevreyi kirletenler var. Kimi de yaya ve bisiklet yolu dururken çimleri ezerek yeni yol açıyor kendine! Bu tipler çimler üzerinde tepinmekte zevk alıyor sanki!

***

Belki kafası karışık, fark etmeden çimleri ezip geçiyor diyerek usulca uyarmak istiyorsunuz, anlayışla karşılayarak özür dinleyebileceğini düşünürken, "Sana ne, nerede nasıl yürüyeceğimi sana mı soracağım. Sen buranın bekçisi misin kardeşim. İşine bak"? diye tepki veriyor. Uyandığınız için kendinizi suçluyor hissediyor, pişman oluyorsunuz. 

***

Bu tür olumsuz davranışlara hemen hemen her gün Şehitler Parkı'nda rastlamak olası. Ama Atatürk Spor Salonu'nun da içinde bulunduğu park ve dinlenme alanında ne yere bir izmarit atan, ne de çimleri yol edip geçene rastlayamazsınız. Ne de Parkı pazar yerine çeviren insanlar var. Bu tamamen kişilerin çevre ve doğaya karşı gösterdikleri hassasiyetten kaynaklanıyor. Bu alanda yürüyüşe çıkanlar parkta nasıl davranılması gerektiğinin bilincindeler. 

***

Mavi Bulvardaki Şehitler Parkı'nda çimler adeta yol edilirken Mahfesiğmaz Mahallesi'ndeki park ve dinlenme alanında geniş yaya ve bisiklet yolu pırıl pırıl. Yerde ne izmarit ne de atılmış çöp bulabiliyorsunuz. Çimlerde gezineni göremezsiniz. Sessizlik hakim, yüksek sesle telefon konuşması yapan da çıkmıyor. Şehitler Parkı'ndaki mezbelelik gözlerinizin önünden gitmiyor. Mahfesıgmazdaki parkta halkın duyarlılığı dikkat çekiyor.

***

Bazı kötü alışkanlıklar sadece Şehitler Parkı’nda ya da Adana'daki dinlenme alanlarına ait olduğu söylenemez Türkiye'de pek çok kentte aynı sıkıntılar yaşanıyor büyük olasılıkla. 

***

Avrupa'daki parkların temizliği; yüksek çevre bilinci, caydırıcı cezalar, sıkı denetimler ve etkin belediye hizmetlerinin birleşimiyle sağlanır. İnsanlar çöplerini atmama konusunda duyarlı. Avrupa ülkeleri Türkiye gibi iç ve dış göç almıyor.

***

Türkiye, Afganistan, Irak, Suriye ve İran'dan gelen milyonların çilesini çekiyor. Ayrıca dağlık yerleşim alanlarından şehirlere gelip yerleşen insanlar, kentlere uyum sağlamakta ciddi sorun yaşıyor. İç göçle gelen insanlar kentlerde temel olarak işsizlik, barınma (konut), altyapı yetersizliği, sosyal uyum ve kültürel çatışma sorunları yaşıyor. Plansız kentleşme nedeniyle gecekondulaşma, ekonomik zorluklar, eğitim/sağlık hizmetlerine erişim sıkıntıları ve kimlik kaybı kaygısı yaşıyor. 

***

Zannediyorum Seyhan Adana'da en fazla iç göç alan merkez ilçe konumunda. Dolayısıyla halkın bir kesimi park ve dinlenme alanlarını ciddi manada bilinizce hor kullanabiliyor. Bu konuda eğitim ve kültürün önemi büyük. Bireylerin çevreye saygı duyması ve çöplerini çöp kutularına atma bilincine küçük yaştan itibaren sahip olmaları gerekir.

***

Avrupa'da parklarda çöp atan veya çevreyi kirletenlere yüksek idari para cezaları uygulanıyor. Zabıta denetimlerinin sık olması, kurallara uyumu artırıyor. 

Belediye temizlik ekipleri, yoğun kullanılan alanları gün içinde sıkça temizliyor ve çöp kutularını boşaltıyor. 

Türkiye'de parkları kirletenlere para cezası uygulanıp uygulanmadığı bilemiyorum açıkçası. gorulmus şey değil. genelini bilemiyorum ama Adana'da zabıtanın parkları denetlediğine tanık olmadım. bir park olduğunu sanmıyorum. Pazar yerleri, esnafı kaldırım işgallerini yeterince denetleyemeyen zabıta ekipleri parkları nasıl denetlenebilir ki!

***

Parklarda yeterli sayıda geri dönüşüm ve çöp kutusu da bulunmuyor. Doğal alanların korunması ve parkların ekolojik faydaları konusunda toplumsal farkındalık bir türlü oluşturulamıyor.

***

Ekonomi ve tarımın başkenti Adana'ya daha çok yeşil alanlar yakışıyor. Mevcut parkları hor kullanmak, çimleri ezerek yol yapmak bu kentte hiç yakışmıyor. 

***

Sonuç olarak demem o ki, parklarda nefes alıyoruz 

Dinleniyoruz. Kuru yemiş yerken neden kabukları cop jutusuba degil yerlere atıyoruz. Bu kötü alışkanlığa son vermek o alanları kullanan halka düşüyor. 

Yerel yönetimler yeteri hizmeti veremiyor ancak halkın bir kesiminin de yeşil doku sevgisinden yoksun olduğu gözlemleniyor.

 


Düzgün COŞKUN

24.03.2026 18:21:00

YAZARLAR


UEFA DEMİRSPOR’UN 6 PUANINI DAHA SİLDİ

TBMM GENEL KURULU TOPLANDI

ADANA “ALTIN ŞEHİRLER” SIRALAMASINDA 5.

"YENİ 75. YIL SANAT GALERİSİ'Nİ ÖZLEMLE BEKLİYORUZ"

HEPATİT SİNSİ İLERLEYEBİLİYOR!

Düzgün COŞKUN Yazdı/ PARKLAR PATİKA YOL DEĞİL AMA!

YÜREĞİR’E 3 YENİ ARAÇ

Oktay EROL Yadı/ ZEYDAN KARALAR GÖREVİNE DÖNMELİ…

CHP'Lİ BULUT: ÖZGÜR BASIN YOKSA ADALET DE YOKTUR!

TÜRKİYE’NİN İLK VE TEK KARNAVALI ADANA’DA BAŞLIYOR

ÖMER ÇELİK'TEN ÜLKÜ OCAKLARINA ZİYARET

TARIM DOĞADA DENGE İSTİYOR

MERALAR ISLAH EDİLİYOR

WWW.ADANAULUS.COM CUMHURİYET’TE

“SUYUN AKTIĞI YERDE EŞİTLİK YEŞERİR”

TGC: ÜYEMİZ İSMAİL ARI SERBEST BIRAKILMALIDIR

ŞEKERİN VÜCUDA BU 6 ZARARINI BİR BİLSENİZ!