ŞEHNAME’DEN BİR DERS

Firdevsi Gazneliler ve Samaniler döneminde yaşayan İranlı bir şairdir. Sadece İran edebiyatının değil, dünyanın en büyük şairlerindendir. En önemli eseri Şehname’nin önemli karakterlerinden biri Cemşid’dir.

Firdevsi Gazneliler ve Samaniler döneminde yaşayan İranlı bir şairdir. Sadece İran edebiyatının değil, dünyanın en büyük şairlerindendir. En önemli eseri Şehname’nin önemli karakterlerinden biri Cemşid’dir. 

Şehname’de, Cemşid’in saltanatının yedi yüz yıl olduğu yazılıdır. Kimse yedi yüz yıl yaşayamayacağına göre, Cemşid hayal ürünü, mitolojik bir kahramandır. 

Tahta çıkış töreninde, başına altın taç takıp, beline kemer kuşanınca, “Ben Tanrı’nın yardımıyla hem padişah hem de mübedim. Kötülere kötülükten el çektireceğim. İnsanların ruhlarını temizleyeceğim ve onları nurlandıracağım,” der. 

Türkler ve İranlıların ortak bir kültürü olan Nevruz, Farsça “yeni gün” anlamına gelir. Bir rivayete göre Cemşid tavşan avlamak için ormana gitmiş. Zehirli bir yılanı vurmak için attığı ok kayaya çarpmış ve bir kıvılcım çıkmıştır. Bu yüzden İranlılar ateşi kutsal saymış ve ona secde etmişlerdir.

Yıllar geçtikçe ego ve üstünlük duygusu, Cemşid’i esir alır. Gözü kendisinden başka kimseyi görmez olur. Tüm dünyanın kendisine muhtaç olduğunu düşünmeye başlar. Ama bu tutumu onun sonunu getirir. Tahtı sallanmaya başlar. Önce karışıklıklar çıkar, sonra halk ayaklanır. 

Bir gün ejderha görünümlü bir Padişah çıkagelir, Cemşid korkusundan tahtını, tacını, malını, mülkünü ve hazinesini bırakıp kaçar. Nereye gittiğini bilen yoktur. Kendi egosu ve hırsının kurbanı olmuş tahtını, tacını kaybetmiştir.

Şehname’de Cemşid’in sonu şöyle anlatılır. ”Yedi yüz yıl saltanat sürdü. Bu dünyada çok yaşamışsın ne fayda? Feleğin senin hakkında ne düşündüğünü bilmezsin ki. Seni önce yağ ve balla besler, sonra sana öyle bir acayip oyun oynar ki, onun acısı yüreğini kanla doldurur.”

Cemşid henüz güç zehirlenmesine uğramadan, bir çeşme yaptırmış ve taşına şunları yazdırmış: “Bizim gibi nice insanlar vardı, bu çeşme başında oturdu, dinlendi, sonra gözlerini kapayıverdi. Kimi mertlikle, kimi kuvvetle dünyaya hükümdar oldu. Ne var ki aldıkları yerler hep geride kaldı. Süleyman peygamberi düşün. Mal, mülk, güç, erk her şey ondaydı. Tahtını sabah-akşam rüzgârlar taşırdı. Peki, şimdi o taht ve sahibi nerde? Asıl mutlu kişi, şöhretini ilmiyle adaletine borçludur. Gelen, gider; eken, biçer. İnsana iyi ya da kötü bir ad kalır geride. Düşmanını yendiğinde onu öldürme. Bu yenilginin acısı ona yeter.” 

Demiş demesine de kendisi. uymamış. Yani el aleme başka şey söylemiş, ama kendisi başka türlü yaşamış. “Lüksten uzak durun,” deyip lüks içinde yaşayanı görmez mi millet? Tahtınla havalarda uçsan bile, bir yel gelir, o saltanatı alır gider.

Ziya paşa bu durumu sadece bir beyitle, ne güzel anlatmış.

 

“Seyretti havâ üzre denir taht-ı Süleyman; 

Ol saltanatın yeller eser şimdi yerinde.” 

TARİH OKUMAK EĞLENCELİ OLUYOR. HATTA MASAL BİLE OLSA.

• ALINACAK ÇOK DERSLER OLUYOR.


İfral TURGUT

10.05.2025 03:17:00

YAZARLAR


KARAMIK’TAN "KABELLA TATLI” ZİYARETİ

KARATAŞLI BALIKÇI VE ÇİFTÇİLERİN SORUNLARINI DİNLEDİ

HABERAL’DAN ZEYDAN KARALAR’A ZİYARET

BOŞ KOLTUK!

Aydın SİHAY YAzdı / Bir ''EYLÜL HİKAYESİ''

Nazım ALPMAN Yazdı/ OLMAYAN OLAYLARIN YAZILMAYAN TARİHİ!

Düzgün COŞKUN Yazdı/ HAYDİ, DÜNYA, ADANA SOKAK KARNAVALINA

İSTANBUL'DA AÇIK VE GELECEK OLAN SERGİLER

CHP SEYHAN İLÇE ÖRGÜTÜNDEN ÇGC’Yİ ZİYARET

CHP'Lİ ATABAY: “ENGELLİLER İÇİN ARAÇ BİR LÜKS DEĞİLDİR”

25. DEVLET TİYATROLARI SABANCI ULUSLARARASI TİYATRO FESTİVALİ BAŞLIYOR!

ADANA’DA PERDE AÇILIYOR

ÇUFAŞ GENEL KURULU YAPILDI

GÜBRE FİYATLARINDA YÜZDE 40’LARA VARAN ARTIŞ

LEYLA ALATON, ADANA’DA KADIN LİDERLİĞİ VE GİRİŞİMCİLİĞİ ANLATTI

ANNE VE BABASINA ÖZGÜRLÜK İSTEDİ

CEYHAN'DA MANAVLARA DENETİM