TÜFEK MİKROP VE ÇELİK KİTABININ ÖNEMİ

Dünyada Yaşanan Savaş Sorunlarının Anlaşılmasında ve Tarım-Tarihi Bilincinin Gelişmesinde Tüfek Mikrop ve Çelik Kitabının Önemi

İnsanlığın kısa tarihi ile realite ilişkisinin çok az bilindiğini biliyoruz. İnsanlık tarihine dair bilgimizin büyük ölçüde son birkaç bin yıl ile sınırlı olduğunu, buna karşın Göbekli Tepe ve Karahan Tepe gibi arkeolojik bulguların insanlığın örgütlü düşünce, sembol üretimi ve kolektif eylem kapasitesinin yaklaşık 13.000 yıl öncesine uzandığını ortaya koyduğunu vurgulamaktadır. Bilinen bilgi insanın avcı-toplayıcı yaşamdan yerleşik hayata ve oradan da tarımsal üretime geçiş sürecini ancak kaydedilen arkeolojik veriler kadarını biliyoruz. Göbekli tepeyi inşa eden insanlar bir günde o bilince ve alet yapma yetkinliğine gelmemişlerdi herhalde. Bu bağlamda insanlığın tarihi sanılandan çok daha erken başladığını göstermektedir. Yani insanın “insan olma” sürecinin nerede, nasıl başladığı az bilinmekle genelinde yarım kürenin ılıman ikliminin olduğu bölgelerde özelikle de Akdeniz ikliminin hâkim oluğu Anadolu–Orta Doğu, Orta Amerika ve Güney Asya coğrafyalarının bu süreçteki belirleyici ekolojik ve coğrafi rolü bulunmaktadır. Tarihsel olarak Anadolu’nun yeri sanki öncü gibi görülüyor. 

Bilgi aktarım tekniklerinin yokluğu nedeniyle insanlık tarihinin erken evrelerine ilişkin verilerin sınırlı olduğu, tarımın, evcilleştirmenin ve toplumsal örgütlenmenin ancak arkeolojik bulgular ve bilimsel analizler yoluyla anlaşılabildiği ifade edilmektedir. Tarımın başlaması, insanlık tarihinin kırılma noktası olarak ele alınmakta; bu sürecin biyoloji, coğrafya ve ekolojiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği görülmektedir. 

Bu bağlamda üniversitelere okunmasını önemsediğimiz Tarım Tarihi dersinde ülkemiz öğrencilerinin liseden temel bilimler dışında tarih, coğrafya ve diğer sosyal çok yetersiz akademik bilgiye sahip oluğu görülmektedir. Öğrencilerin çoğunluğu keşifleri hakkında hiçbir bilgisi olmadığı gibi yedikleri domatesin anavatanı ve geçmişi hakkında genel kültür bilgileri yetersiz. 

Bu çerçevede Jared Diamond’ın Tüfek, Mikrop ve Çelik adlı kitabı çok önemserim. Her ortamda bu kitabın işlediği tarihi biyoloji, jeoloji, coğrafya ve tarih bilinci ile işlemekte olması bende diğer birçok konuya ilgi duyan araştırıcıyı etkilemiş görülüyor. Kitap, insan toplumları arasındaki gelişmişlik farklarını ırksal üstünlük iddiaları yerine çevresel, coğrafi ve biyolojik koşullarla açıkladığı vurgulanmaktadır. Diamond’ın, hayvanların evcilleştirilmesi, tarım bitkilerinin yayılımı, mikropların tarihsel rolü ve kıtaların eksenel yapısı üzerinden geliştirdiği analizlerin, modern dünyanın eşitsiz güç dağılımını anlamada güçlü bir çerçeve sunduğu belirtilmektedir.

Öğrencilere yönelik kitabı okumaları önerimi sırasında Güney Amerika ve bölgemizde ABD temeli savaş girişimleri kitapta keşifler ile Amerika Kıtasında yaşanan tarihin en büyük insan hakları ihlalleri arasında yer alan dillerini inançlarını ve kültürlerini yerle bir etmeleri yanında çoğunluğunu ya beraberinde götürdükleri mikrolar ya da kılıç ve tüfeklerle yok ettiler. Afrika’nın paylaşımı, Asya’nın işgalleri gibi birçok ciddi olumsuz felaketler zihinlerde çağrıştırdığı için bugüne ışık tutsun diye yazımı yeniden şekillendirdim. 

Yazının temel ekseni sömürgecilik, keşifler ve teknolojik üstünlüğün (tüfek, çelik ve mikroplar) dünya tarihini nasıl şekillendirdiğini; bu süreçlerin günümüz siyasi, kültürel ve dilsel haritalarına kalıcı etkiler bıraktığını tartıştırdım. Günümüzde yaşanan küresel çatışmaların ve müdahalelerin, tarihsel olarak çözülememiş yapısal sorunların devamı olduğunu gördüğümü belirtim.

Sonuç olarak benim okumam insanlık tarihini anlamanın; tarih, biyoloji, coğrafya ve ekolojiyi bütüncül bir yaklaşımla birlikte değerlendirmeyi gerektirdiği konusunda yazılmış zengin içerikli ve iyi anlatılmış yetkin “Tüfek, Mikrop ve Çelik” kitabının ciddi farkındalığı kazandırmaktadır. Bu bağlamda ikinci defe yazdığım yazı ile topluma yaşananların dünün çözümlerinin olumsuz bir yansıması olduğunu vurgulamak siteydim. Tarih bilinci olmadan günümüz dünyasında yaşanan toplumsal ve siyasal sorunların sağlıklı biçimde kavranamayacağı anlayışı benden oluğu günden beri bu konuların okunmasını öneriyorum.

Bu konuda yazdığım geniş yazının tamamına aşağıdaki WEB linkinden erişilebilir.

https://ibrahimortas.com.tr/blog-detay.asp?id=79&dil=0#gsc.tab=0


İbrahim ORTAŞ

8.02.2026 09:57:00

YAZARLAR


ADANA’DA SU KRİZİNİN EŞİĞİNDE TÜRKİYE VE DÜNYA PANELİ

Oktay EROL Yadı/ PORTAKAL ÇİÇEĞİ KARNAVAL MI, ŞÖLEN Mİ, YA DA…

Hilal ULUDAĞ Yazdı/ ADANA’NIN KURALSIZ PARALEL CADDELERİ

KASAPLAR ODASINDAN BİRBİÇER AÇIKLAMASI

MİMAR KEMAL İLKOKULU ÖĞRENCİLERİNDEN FİDAN SEFERBERLİĞİNE DEV ÇIKARMA

TABİP ODASI’NDA 18 NİSAN’DA SEÇİM VAR

UEFA DEMİRSPOR’UN 6 PUANINI DAHA SİLDİ

TBMM GENEL KURULU TOPLANDI

ADANA “ALTIN ŞEHİRLER” SIRALAMASINDA 5.

"YENİ 75. YIL SANAT GALERİSİ'Nİ ÖZLEMLE BEKLİYORUZ"

HEPATİT SİNSİ İLERLEYEBİLİYOR!

Düzgün COŞKUN Yazdı/ PARKLAR PATİKA YOL DEĞİL AMA!

YÜREĞİR’E 3 YENİ ARAÇ

Oktay EROL Yadı/ ZEYDAN KARALAR GÖREVİNE DÖNMELİ…

CHP'Lİ BULUT: ÖZGÜR BASIN YOKSA ADALET DE YOKTUR!

TÜRKİYE’NİN İLK VE TEK KARNAVALI ADANA’DA BAŞLIYOR

ÖMER ÇELİK'TEN ÜLKÜ OCAKLARINA ZİYARET