Dünyaya kafa tutar gibi
Yolun ortasından gidersin
Çalım satar
Gelene gidene
Kaş göz edersin
Ayağında yırtık postal
Sırtında yamalı yelek
Söyle bana
Neyine güvenirsin
Dedim
İki adım önde gidene
Döndü baktı
Umarsız ve isteksiz
Gözler çukurda
Yüz kırışık
Omuzlar çökük
Dil ise konuşmaya mecalsiz
"Hayrola" dedi
Dün geceden kalmış
Sevimsiz ve keyifsiz
Tanıdık geldin bana
Aşağıdan mı
Yoksa yukarıdan mı
Dedim
Belki de sordum
Dik bakan gözlere
Çakılarak
Anamı mı soruyon
Yoksa babamı mı
Dede nene dersen
Yok, bilesin dedi
Hepsi çukurda, çoktandır
Ana baba da bilmem
Belki onlar da yanlarındadır
Sorma benden gayrısını
Bilsem de demem
Arımdandır
Nere gidersin böyle
Ve de nerden gelirsin
Çarık yırtık
Yelek dökük
Saç baş mecnuni
Dedim
Belki de sordum
Belinden düşen
Pantolon söküğüne
Gözlerim takılarak
Bakma öyle
Aşağıdan yukarı
Yukarıdan aşağı
Süzme beni
Zaten süzülmüş de
Gelmişim
Gelirken
Bin bir elekten geçmişim
Ondandır serkeşliğim
Ondandır berduşluğum
Ondandır dağınıklığım
Topla desem
Toplayamazsın
Tut desem
Tutamazsın
Sahip çıkayım da deme
Akşam ölür
Sabah elinde kalırım
Döndü
Eyvallah demeden gitti
Omuz attı hayata
Çalım sattı
Kadere
Bir dünya yolcusuna
Biraz dur da
Hasbihal edelim diyemedim
Tuncay Dağlı / 16.2.26 / Tekirdağ
