Menü Adana Ulus – Adana’nın İlk Dijital Haber Portalı (2006)
Düzgün COŞKUN

Düzgün COŞKUN

Tarih: 17.03.2026 11:55

BALCALI'YA YAKIŞMAYAN TIP BAYRAMI KUTLAMASI

Facebook Twitter Linked-in

Geçtiğimiz Cuma günü Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Amfisinde 14 Mart Tıp Bayramı kutlandı. Törende yapılan konuşmalar, Rektörlük Basın ve Halkla İlişkiler Bürosu tarafından bülten haline getirilerek görsel ve yazılı basın ile dijital haber platformlarına fotoğraflı olarak servis yapıldı.

***

Fotoğraf karelerinde dikkat çeken bir nokta vardı ki, içimi sızlattı. Amfide koltukların üçte ikisi boştu. Oysa enstantaneye dokunan parmak, yakın açıdan fotoğraf çekerek boş alanı daraltmak istemişti. 

***

Nitekim 182 Profesör 80 Doçent, 47 Doktor Öğretim Üyesinin görev yaptığı fakültede 14 Mart Tıp Bayramı törenlerine beklenenin çok altında bir katılımın gerçekleştiği görülüyor. Fakültede ayrıca araştırma görevlisi 807 doktor, 36 Öğretim Görevlisi Uzman Tabip de görev yapıyor. 

***

Sağlık ordusunun görev yaptığı Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'ne bu tablo hiç yakışmadı. Amfide hekim yoğunluğunun yaşanacağı hayal ediliyordu. Bu hayal gerçekleşmedi. Bir sebebi vardır mutlaka!

***

Demem o ki, toplam bin 152 Akademisyen, Öğretim Üyesi, Öğretim Görevlisi ve Uzman Tabibin üstün performans sergileyerek başarılı operasyonlara ve araştırma çalışmalarına imza attığı Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden bahsediyoruz. Balcalı Hastanesi'ndeki hekim kadrosu bununla da yetinmiyor, muayene ve tetkikler yaparak her gün onlarca hatta yüzlerce hastayı sağlığına yeniden kavuşturmanın çabasını veriyor. 

***

Balcalı, deyip geçilmez, çevre illerden bazen Orta Doğu'dan hasta yoğunluğunun yaşandığı bir hastane. Doktor- hasta, hemşire -hasta ve tüm sağlık çalışanlarının hastalarla güçlü bir empati kurduğu güzide bir sağlık kurumu.

- Konuşmacılar karşısında azınlık bir gurup görüyor-

Türkiye'nin saygın bilim yuvası olarak nitelendirilen 51 yıllık onurlu geçmişe sahip Çukurova Üniversitesi'nin güzide akademisyenleri böyle derin anlamlı bir günde fakülte amfisinde sağlık ordusuna hitap edeceğini düşünürken karşısında bir avuç beyaz gömlekli görüyor. Ve ömrünü bilimsel araştırmalara adamış akademisyenler, boş koltuklara hitap etmek gibi bir sorunla karşı karşıya kalıyor. 

***

Amfideki atmosfer doğal olarak motivasyon düşüklüğüne yol açıyor. Bu da konuşmacıların yüzüne yansıyor. 

- Ne kadar üzücü ve düşündürücü bir tablo! -

Değerli okuyucularım, siz söyleyin bu tablo nasıl ifade edilir. Hangi mazeret ya da örtü bu tabloyu kapamaya, gizlemeye ve korumaya yetebilir. Hiçbir örtü dediğinizi duyar gibi oluyorum. Ben de öyle düşünmüştüm. 

***

Nitekim Rektörlük ve Fakülte Yönetiminin de bu ilgisizlikten rahatsızlık duyduğunu sanırım.

***

Aşırı iş yükü, sonu gelmeyen nöbetler, hekimleri canından bezdiriyor. Beyaz önlüklüler özlük haklarını da istiyor. Günümüzde sağlık ordusu ciddi manada motivasyon sorunu da yaşıyor. Çalışma şevki kırılan hatta can güvenliği sorunu yaşayan doktorlar, hemşireler, diğer sağlık personelleri 14 Mart Tıp Bayramı’nı anlam derinliğine yaraşır şekilde büyük bir coşkuyla kutlayamıyor. Kendilerinde bu gücü ve morali bulamıyor. 

***

İstatistikler, 14 Mart Tıp Bayramı’nın 1827 yılında 2. Mahmut döneminde kutlandığını işaret ediyor. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi de 12 Nisan 1972 tarihinde Atatürk Üniversitesi'ne bağlı olarak kurulmuş. Kurulduğu tarihten bu yana her yıl 14 Mart Tıp Bayramı olarak kutlanıyor. 

***

İçimden bir ses diyor ki, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi kurulduğundan bu yana, depremler ve doğal afetler hariç, beyaz gömlekliler belki de ilk kez 14 Mart Tıp Bayramı’nı heyecansız kutlamış oldu.

***

Kutlama etkinliği kapsamında konuşmacıların modern tıp eğitiminin Türkiye’deki gelişim süreci ve hekimlik mesleğinin toplum sağlığı açısından taşıdığı büyük sorumluluğu dile getirdiği ifade ediliyor. 

Değerli bilim insanları konuşurken amfindeki boş koltukları görüp de yüreğinde kırgınlık hissetmediğini kim söyleyebilir ki!

***

Madem ki "Hekimlik; bilgi, vicdan ve sorumluluğun birleştiği bir meslektir" o halde neden doktorlar sistemin çarkları arasında sıkışıp kalıyor. Sağlık sistemi, hekimlerin bilimsel özerkliğini ve mesleki bağımsızlığını niçin bu kadar zorluyor.

***

Günümüzde Türkiye’de poliklinik sürelerinin 5 dakikaya düştüğü bir süreçte, nitelikli sağlık hizmetinin verildiği söylenebilir mi? Sağlıkta şiddet artık münferit değil sistematik bir sorun haline geldiği bilinen bir gerçek.

***

Değerli okuyucularım, bakınız Adana Tabip Odası Başkanı Uzman Dr. Özden Polatöz 14 Mart Tip Bayramı kutlama etkinliğinde yaptığı konuşmada ne diyor: "Bugün hekimler sadece hastalıkla değil; tükenmişlikle, güvencesizlikle ve değersizleştirilme duygusuyla da mücadele etmektedir. Hekimlik; susmak değil, gerektiğinde konuşmaktır. Hekimlik; yalnızca tedavi etmek değil, hastalığı doğuran koşulları sorgulamaktır.

Hekimlik; insan onurunu her koşulda savunmaktır".

***

Bu güzel ülkede Oda Başkanı Sayın Polatöz'ün anlamlı sözlerine katılmayan doktor olabileceğini sanmıyorum. Eğer bir ülkede doktorlar yaşamı savunurken kendi hayatlarından endişe ediyor ise o ülkede hiç kimsenin can güvenliğinden bahsedilemez. 

Böyle giderse doktorlar daha da itibar erozyonuna uğrayabilir Gelecek 14 Mart Tıp Bayramı törenlerinde bırakın amfileri küçük salonlar bile doldurulamaz. Hekimlerde motivasyon daha da düşebilir. Ancak örgütlü çatının buna izin vereceğine ihtimal da yoktur. 

***

Sonuç olarak 14 Mart hekimler için, bir bayram günüdür. Aynı zamanda hekimlik mesleki açısından mücadele günü olarak kabul ediliyor. Daha da önemlisi; 14 Mart ülkemizde 1919'dan bu yana bayram olarak kutlanıyor. 

***

Ülkede sağlığı metalaştıran, hekimliği, emeği değersizleştiren politikalar giderek derinleşmemesini temenni ediyorum. Hekimlerin tükenmediği, sağlık çalışanlarının güvende olduğu, halkın eşit ve nitelikli sağlık hizmetine ulaşabildiği aydınlık günlerin yakın olduğunu ifade etmek isterim. 

***

Türkiye'de gıpta ile bakılan Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'ne yakışmayan böyle bir tablo dileriz bir daha yaşanmaz.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —