bu yaz küsecek sana dostum
görüşürüz demiştin ayrılırken
el sallamıştın arkasından
tutmadın sözünü
tutamadın
kırılacak sana
sanki içine doğmuş gibi
sonsuz ayrılık
"çıkar mıyız acaba gelecek yaza?"
dediğinde
oturduğun masa bile üzülmüştü
"inşallah" demişlerdi
sırtını verdiğin sarı çamlar
sen geçmeyen kışa kırıldın
biz gelmeyen bahara
atlatsaydık ikisini de
buluşacaktık yine aynı yerde
dibine vuracaktık sohbetin
olmadı
bulamayacak bu yaz, gelince
göremeyecek seni
her zamanki köşende
üzülecek
yalnız o mu
bedenini yoran yollar
ıslatan yağmurlar
tenini yakan güneş bile
arayacak
sesiyle huzur bulduğun
dalgalar gibi
ve biz artık her geçişimizde
o kafenin önünden
"vay mustafa abicim" diyeceğiz
derin bakışlarında gizli
samimi dostluğu hatırlayarak
26.03.2026 / td