Düzgün COŞKUN

Tarih: 15.02.2026 23:18

"DENETİMİN, YÖNETİME BİAT ETMESİ YOLSUZLUK DEMEK"!

Facebook Twitter Linked-in

Kooperatiflerde Denetim ‘in, Yönetim'e "biat" ettiği sürece yolsuzlukların önlenemeyeceği ifade ediliyor.

Türkiye'de devlet ve kooperatifler arasındaki ilişkinin halen önemli bir sorun olduğu belirtiliyor. Kooperatiflerin bir çeşit devlet organizasyonu olarak görüldüğüne dikkat çekiliyor. Kooperatiflerin yönetsel, finansman, sermaye yetersizliği, üst örgütlenme, eğitim, araştırma, ortaklık ilişkileri ve güven sorunu yaşadığı, söz konusu nedenlerle işlerin yolunda gitmediği kaydediliyor. 

***

Kooperatiflerin bir çeşit devlet organizasyonu olarak görülmemesi gerektiği vurgulanıyor. Özellikle Tarım Kredi ve Tarım Satış Kooperatiflerinde bağımsızlık ilkesinin kalmadığının altı çiziliyor. 

- Yönetim kadroları açıklık ilkesini ihlal ediyor-

Kooperatifçilik Uzmanı Halis Doğan, ülkemizde Kooperatiflerin yaşadığı sorunların çözüme kavuşturulması için açıklık ve katılımcılık ilkesiyle hareket edilmesi gerektiğini belirtti. 

Yönetim kadrolarının başarısızlığı Kooperatiflerin kapanmasına yol açtığını söyledi.

***

Ülkede kooperatifçilik eğitiminin de sürekli göz ardı edildiğini savunan Uzman Doğan Halis, üreticilerin kooperatifçilik konusunda doğru bilgilendirilmesinin önemine de vurgu yaptı. Kooperatiflerin bugün yaşadıkları sorunların çözümünün masa başında oturup yeni teoriler üretmekten geçmeyeceğini aktardı.

***

Kooperatifçilik Uzmanı Doğan Halis ile Türkiye'de Kooperatiflerin yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini konuştuk. Halis bu konuda oldukça çarpıcı ve dikkat çekici ifadeler kullandı. Kooperatiflerin devlet tarafından müdahale edilmemesi ilkesiyle faaliyet gösteren bağımsız bir yapı olduğunu bildirdi. 

- Kanunlar gelişen şartlar karşısında yetersiz kalıyor-

"Ülkemizde kanunları incelediğimizde gelişen şartlar karşısında bazı hususların yetersiz kaldığını görebiliyoruz" diyen Doğan Halis, bunun en önemli sebeplerinden birisinin kooperatifçilerin görüşü alınmadan, karşılaştıkları sorunlar tespit edilmeden, hazırlanmış kooperatif düzenlemeleri olduğuna vurgu yaptı. 

- Kooperatifler Daha demokratik ve bağımsız olmalı-

- "Devletten destek almak isteyen Kooperatifler nelere dikkat etmeli" şeklindeki soruya Halis şu karşılığı verdi: " Destek almak adımı tercih edilecek ise, "Özerklik ve Bağımsızlığın korunması ihlal edilerek kabul edilmemesi gerekir. Türkiye'de Kooperatifçilik ayağa kaldırılacak ise bugün her zamankinden daha fazla bağımsız, Demokratik bir kooperatifçilik tutumunun arkasında durmaya ihtiyaç vardır".

***

-" Kooperatifçilik mevzuatında dağınık veya karmaşık bir yapıda olduğunu söyleyebilir miyiz " diye sordum. Bu soruya Doğan Halis'ten çarpıcı bir yanıt geldi: "Mevzuatımız halen dağınık ve karmaşık bir yapı göstermektedir. Bu durum kaynak israfına neden olmakta ve Kooperatifler arası entegrasyonu önlemektedir".

-Türkiye'de birden fazla kooperatif yasası yürürlükte-

-Türkiye'de birden fazla kooperatif yasası bulunduğunu hatırlatarak bu konudaki düşüncesini de sorduk. Doğan Halis, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun öngördüğü yasal çerçevenin kapsamlı ve doyurucu olduğunu söylemek mümkün değildir" karşılığını verdi. 

1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun tüm kooperatifleri kapsayacak ve kooperatifçiliğin demokratik yönetimi ilkesinin tam olarak uygulanmasını esas alacak biçimde düzenlenmesinin kaçınılmaz olduğunu aktardı. 

- Kooperatifler tek bakanlık çatısı altında toplanmalı -

Doğan Halis 'in sorulara yanıt vermekte kararlı olduğunu sezinledim ve peş peşe sorular yönelttim:

-"Türkiye'de Kooperatifler Yasası dışında başka yasalar da var, bunu nasıl değerlendirmek lazım"?

"Evrensel kooperatifçilik ilkeleri doğrultusunda tek bir yasa çerçevesi altına alınması gerekir. Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na bağlı görünen kooperatifler tek bakanlık bünyesine alınmalıdır ".

- Avrupa Birliği ülkelerinde bu durum nasıl, kooperatifler kendi kendilerini mi yönetiyor yoksa"?

"Avrupa Birliği ülkelerinde kooperatiflerin kuruluş ve işleyişi tek bir kanun çerçevesinde olmakta, buradaki kooperatifler kooperatifçilik ilkelerine uygun olarak kendi kendine yardım, kendi kendini yönetme prensiplerine göre çalışmaktadır ".

- Ulusal kooperatifçilik politikasına ihtiyaç var -

Doğan Halis, Türkiye'nin gerçeklerine uygun olarak, kooperatif üst kurullarının temsilcileri ve akademisyenler ile birlikte Ulusal bir kooperatifçilik politikasının belirlenmesi gerektiğine işaret etti. Söz konusu uygulamaların bu çerçeve dahilinde yürütülmesinin önemine de vurgu yaptı. 

***

-Kooperatiflerin yönetsel sorunlarını çözüme kavuşturacak mekanizmalar konusunda neler söylemek istersiniz?

- Tecrübesiz kişiler yönetime seçilmemeli -

"Hiçbir üretim tecrübesi olmayan profesyonel yöneticilerin başarılı olabilmeleri şüphelidir. Kooperatiflerin başarılı olabilmesi için yöneticilerin temel işletmecilik ve yönetim fonksiyonları konusunda yeteri bilgi ve beceriye sahip olmaları gerekir. Ayrıca yönetimin bütün fonksiyonlarının tek çatı üstünden yürütülmesinin önüne mutlaka geçilmeli".

- Finansman ve sermaye yetersizliği büyük sorun -

Doğan Halis, Finansman ve sermaye sorununun kooperatifçiliğin gelişiminin önünde duran en önemli sorunlardan birisi olduğunu belirtti. Devlet destekli finans kaynakların da yetersizliğine dikkat çekti. 

Kooperatiflerin yatırım projesi geliştirme kapasitelerinin yetersiz olduğunu, bilançolarının da güncel olmadığına dikkat çekti. 

- Eğitim ve araştırma sorunları giderek ağırlaşıyor-

-Kooperatifçiliğin günün koşullarına uygun gelişebilmesi için eğitimin büyük öneminin olduğunu biliyoruz. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

"Eğitim ve araştırma çalışmalarını kooperatifçiliğin temel ilkelerinden birisi olarak niteliyorum. Ülkemizde kooperatifçilik eğitiminin sürekli göz ardı edilen bir konu olduğunu kamuoyu tarafından zaten biliniyor"

- Türkiye'de kooperatifçiliğin ders olarak okutulmasını yeterli buluyor musunuz?

"Bu eğitimin birkaç fakültede zorunlu veya seçmeli okutulan kooperatifçilik dersi ile sınırlı olduğunu söylemem gerekir. 

-Kooperatifçiliğin bir dersten öte olduğunu ifade ediyorsunuz, yoksa ben mi yanlış anladım?

"Kooperatifçilik elbette bir dersten öte bir kültürdür. Bu kültürü gelecek nesillere aktarmak kaçınılmazdır. Kooperatifçiliğin yeteri düzeyde gelişememesinde diğer etkenlerden daha fazla Eğitim eksikliği kendini hissettirmektedir ".

-Eğitimin önemini birkaç kez tekrar ettiniz. Kooperatifçilik konusunda kimler eğitilmeli?

"Kooperatif ortaklarının, yöneticilerinin, gençlerin ve kamuoyu önderlerinin kooperatifçilik alanında mutlaka eğitilmeleri gerekir. Eğitimler güncel uygulamaları motivasyon sağlayacak şekilde Uzman kişilerce verilmeli. Kadınların ve erkeklerin farkındalık düzeyleri artırılarak aktivitlerini engelleyecek unsurları sorgulayabilmeleri sağlanmalıdır.

Ayrıca, kooperatiflere destek verecek teknik elemanların uygulamalı eğitim almaları sağlanmalıdır. Bu eğitim, kooperatifin bağımsızlığı için de gereklidir".

- Denetim kurullarına yönetime biat edenler alınıyor -

Uzman Doğan Halis'in verdiği bilgiye göre Türkiye'de kooperatiflerde ciddi anlamda güven sorunu yaşanıyor. Her şeyden önce kooperatif yöneticilerinin ortaklarından güven oluşturmak için çaba göstermeleri gerekiyor. Yaygın bir uygulama da özellikle yönetici adaylar arasından yönetsel listeler oluşturulurken, denetim kurullarına yönetime " biat" edecek kişiler alınıyor. 

***

Sıkça yaşanan yolsuzlukların açığa çıkmamasının nedenlerinden birisi de yönetimlerin hazırladığı denetim kurulu raporlarını denetim kurulu başkan ve üyelerine önceden imzalatarak genel kurullara sunulmasından kaynaklanıyor. Böylece kendi suçlarına denetim kurullarını ortak ettikleri olumsuz bir sonuç ortaya çıkıyor. 

- Ülkede kooperatifçi kadrolara acil ihtiyaç var -

Doğan Halis, ülkede kooperatifçiliğin gereği gibi anlayacak ve ülke koşullarına uygulayabilecek bir kooperatifçi kadrolar oluşturulmasının önemine vurgu yaptı. Bu yapılmadığı için kooperatifçiliğin yerel boyutlarda kaldığını anımsattı. 

***

Kooperatiflerin bugün yaşamakta oldukları sorunların çözümü, masa başında oturup yeni teoriler üretmekten geçmediğini kaydetti. Yeni bağımsız bir kooperatifçilik hareketinin başta küçük üreticinin öz gücünü esas alan sermayenin devletin, kooperatif bürokrasinin hegemonyasına girmeden her aşamada kooperatifçiliğin temel değerlerini uygulayan doğayı, çevreyi, yararlanıcıyı gözeten bir yapılanmaya gidilmesinin önemli olduğunu söyledi.

***

Anlaşılan odur ki, Denetim kurullarının Yönetime " biat" etmesi kooperatiflerde yolsuzluğu körüklüyor. Tarımın birçok sorunun çözüm önerilerinin başında örgütlenme ve kooperatifleşme hareketi geliyor. Kooperatif yapılarının da bu değişime ayak uydurması kaçınılmaz oluyor.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —