Üryan gelmişim bu dünyaya.
Kulağıma ilk ninnisini söylemiş anam:
"Eledim eledim, höllük eledim,
Aynalı beşikte bebek beledim.
" Höllüklü belekle birlikte
ilk kimliklerimi yazmışlar pasaportuma:
Türk, İslam ve Sünni.
İsteyerek ya da istemeyerek,
yeni kimlikler üstlendim büyüdükçe.
Yönetenlerin istekleri ve iradeleriyle,
başka kimliklere karşı dostluk ya da
düşmanlığı işlediler genlerime.
Benim gibi tüm üryan gelenlerle,
dikenli tel örgü çektiler aramıza.
Açlık sınırında bir yaşam sürerken,
içimde oluşan öfkeyi ve kini,
başka kimliklere kanalize ettiler.
Velhasıl, zehir ederek yaşamı bana,
Beni ben olmaktan çıkardılar sonunda.
Çok geç öğrendim hayatta,
halkların ve insanların iyisi kötüsü olmadığını.
Her insanın özünde ve karakterinde,
iyilik ve kötülüğün var olduğunu.
Önemli olanın,
gerek ve yeter şart olanın
kimlik değil, insan olmak olduğunu.
Nihayet,
Göz açıp kapayıncaya kadar geldim,
bitmeyecek sandığım yolun sonuna.
Ve şimdi iki metre beze sarılı olarak,
Cemaatin "iyi bilirdik" nidalarıyla,
yine üryan gidiyorum bu dünyadan.
Bana bunca kötülüğü yapanlar mı?
Yedikleri önlerinde, yemedikleri arkalarında,
Dünya yansa umurlarında olmadan,
Keyif sürüyorlar sırça köşklerinde.
28 Mart 2026Mahmut TEBERİK