Menü Adana Ulus – Adana’nın İlk Dijital Haber Portalı (2006)
Oktay EROL

Oktay EROL

Tarih: 12.03.2026 16:16

İL BAŞKANI TANBUROĞLU GÖREVİNİN BAŞINDA…

Facebook Twitter Linked-in

“Alt tarafı bir çiçek koklayıp/ bir hayvan sahiplenip/ birkaç insan tanıyıp/ sevip gidecektik bu dünyadan/ nasıl kötü bir zamana denk geldi ömrümüz” dizeleri yazıldığında, bugünün koşullarından daha da mı yaşanılır/ dayanılır değilmiş acaba dünya… Hiç beklenmedik bir anda, kendini her şeyin/ herkesin üstü sanıp da, insanların egemeni olduğunu ileri sürenlerin, o dönem de bugün gibi gözleri hırslı mıymış acaba? Bir garip değil mi, tarihin aynı döngüyü yeniden yaşatması?

O günden beri ne bedeller ödetilmişti halka oysa… Komplo teorilerinden yola çıkarak yaşamlar çalınmıştı, yaşamın canevine bıçak saplanmıştı, yaşamlar bölünmüş/ kardeşler düşmanlaştırılmıştı, kan dökülmüştü kan… Bunca ödenen bedeli karşılığı “arpa boyu” da olsa adım atılamaz mıydı, biraz daha duygudaşlık öne çıkamaz mıydı; yok! “Nasıl kötü bir zamana denk geldi ömrümüz” demek daha da mı öne çıkacaktı böyle?

***

Adana’da, son iki yılı aşkın süredir CHP İl Başkanı görevini yürüten Anıl Tanburoğlu, yalnız ilde değil ilçelerde de beğeniyle izlenen bir isim… Hiçbir zaman “ayrımcılığa” gitmedi. Kılıçdaroğlu döneminde göreve gelmesinin ardından, Özel yönetimiyle ilgili, “görev verilirse yaparım, verilmese de işimin başına geçerim” dediğini anımsıyorum. Öyle de oldu; il örgütüne kazandırdığı ivme, gençlikle arasında oluşturduğu güçlü bağla yerel seçimde gösterdiği başarı kimleri şaşırtmadı ki?

Sonra Anakent Belediye Başkanı Zeydan Karalar’a yaşatılanları daha unutmadık; şu an göreve dönmesi için gösterilen çaba da ortada… Bir yıldan bu yana Özgür Özel haksızlığa/ hukuksuzluğa nasıl direnmişse, Adana’da da, Karalar’ın haksız yere Silivri’de tutulması sürecinde aynısını yaptı Tanburoğlu… Bir gün durmadı, umutsuzluğa sürüklenmedi, her konuşmasında öngörülerini anlattı, yapılan haksızlığa karşı çaba harcamaktan uzak durmadı…

***

“Alt tarafı bir çiçek koklayıp/ bir hayvan sahiplenip/ birkaç insan tanıyıp” geçecekti zaman… Bunlarla durmayıp, insanlar üzerinde tepinmek/ onların omzundan aşağı inmemek/ onlara yaşamı dar etmek isteyenler de olmalıydı. Ahmet Arif’in “bunlar/ engerekler ve çıyanlardır/ bunlar/ aşımıza/ ekmeğimize/ göz koyanlardır/ tanı bunları/ tanı da büyü” diye gösterdikleri işte onlar olmalıydı…

Son günlerde sosyal medyada dolaşan “-mışlı/ -mişli” haber oldukça can sıkıcı, şöyle: CHP İl Başkanı Anıl Tanburoğlu, milletvekili adaylığına hazırlanıyormuş, Ankara’da genel merkezde üst düzey bir yöneticiyle aralarında sert tartışma yaşanmış, söz konusu yönetici Tanburoğlu’na “aday olabiliyorsan ol” demiş. Bunun üzerine Adana örgütünde hareketlilik yaşanırken, önümüzdeki günlerde Tanburoğlu’nun il başkanlığı görevinden alınabileceği ileri sürülüyormuş…

***

Anlamadığım konu şu; parti içinde yıllardır görev yapan biri, bir yere “aday” olacağı zaman, genel merkezdeki “o” üst düzey yetkili “her kimse”, ona sormak/ danışmak/ onayını almak zorunda mı? Gerçekten “nasıl kötü bir zamana denk geldi ömrümüz” böyle? Kendilerini dev aynasında gören, dünden bugüne gelene dek Tanburoğlu partiye yararları olup/ olmadığı tartışılır, dost/ arkadaş ilişkisiyle “üst düzey yönetici” olanları bilmiyor değiliz sanki! İşte, Tanburoğlu onlardan biri değil!

Özgür Özel’in, başından bu yana yinelediği “değişim” diye dilinden düşürmediği bir tezi vardı anımsayın. Oradaki ilk kural “adayların belirlenmesinde genel merkez değil, yaşadığı kentin partilisi karar verecek” olmasıydı, unutulmasın! Böyle içi oyuk/ boş oyunlarla da kimse dellenip Tanburoğlu’nu “il başkanlığından alıyoruz” gibi bir yaklaşımda da bulunmasın! 

***

CHP, kuruluşun/ kurtuluşun partisi… Böylesi “toplumcu anlayış dışı” tutumlarla uğraşanların bu partide işi olmaz; hele hele insanı, “liyakati”, bu yurdun geleceğini, özgür düşünceyi, halktan uzaklaşmayı, gözdağı vermeyi kendine ilke edinenlerin “işi” hiç olmaz! 

Bunca sözün ardından bu söylenenlerin “-mışlı/-mişli” yalan olmalarını isterim! Böylesine bir gelişme hiç yaşanmamış, Tanburoğlu’na bu saldırı yapılmamış olsun isterim… Ancak böyle bir gelişme yaşanmışsa, “o” üst düzey isim de Adana yakınlarından meclise giden biriyse; hodri meydan! Neden mi? Çünkü ülkenin geleceği kişisel hırslarla değil, halkın istenciyle yükselir… 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —