İfral TURGUT

Tarih: 20.02.2026 20:02

JOSÉ MARTÍ

Facebook Twitter Linked-in

 

Dün Havana’daki Atatürk ve Togore’nin büstlerini anlatmaya çalışmış, Togore’nin Atatürk’ün sağında yer aldığını solundakini de bugün anacağımız söylemiştim.

Jose Marti, 1853’te Havana’da doğdu. O zamanlar Küba İspanya’nın sömürgesiydi. Çocuk yaşta sömürge yönetimine karşı yazılar yazdı. 16 yaşında hapse atıldı, sonra İspanya’ya sürgün edildi.

Sadece devrimci değil, aynı zamanda önemli bir edebiyatçıydı. Yazılarında özgürlük, adalet ve emperyalizme karşı duruş temalarını işliyordu.

1892’de Küba Devrimci Partisini kurarak, bağımsızlık için silahlı mücadeleyi örgütledi.  

Fidel Castro ve Küba Devrimi liderlerine, ilham kaynağı oldu. Castro ve diğerleri, onu “devrimin entelektüel babası” olarak gördüler. Telkin ettiği fikirleri şu başlıklar altında özetlemek mümkün:

 

 

Martí, Savaşın siyasi ve ideolojik lideriydi. Sürgündeki Kübalıları örgütlemiş, 1892’de Küba Devrimci Partisi’ni kurmuştu, ancak askeri tecrübesi sınırlıydı. Cephede aktif rol alırken, 42 yaşında hayatını kaybetti. Küba’da ulusal şehit ilan edildi ve fikirleri sadece politik bir program değil, “uğruna can verilen bir ideal” olarak görülmeye başlandı.

Sonunda, İspanya yenildi. Küba resmen bağımsız oldu. Ancak ABD’nin ciddi siyasi ve askeri etkisi başladı. Herkes, Martí yaşasaydı ABD müdahalesine karşı daha güçlü bir diplomatik duruş sergileyebileceğini kabul etti.. 

Kübalılar bir çok bakımdan Marti’yi Atatürk’e benzetir. 

Havana’da üç büstün yan yana durması  ortak anti-emperyalist duruş, ulusal kimlik ve kültürel özgürlük vurgusu, bir tarihsel buluşma değil, ideolojik ve kültürel bir sembolizmdir.

ACABA ATATÜRK’ÜN İKİ ÖZGÜRLÜKÇÜ İNSANIN ARASINDA OLMASI TESADÜF MÜDÜR?


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —