- Her taraf günebakan kabuğu; belediye görmüyor mu?
- Kaldırımlara bak. Yayalara aitken arabalar işgal etmiş. Belediyemiz uyuyor’..
- Şehir küllük gibi, izmaritten geçilmiyor. Eyyy belediye, hep kendinizi mi düşüneceksiniz, biraz da vatandaşı düşünün…
- Sokaklar çöp istilâsı altında. Belediye ne iş yapar Allah aşkına!..
- Parçalanmış bankları görmezler fakat kendi reklamları için özen gösterirler. N’oolacak; böyle belediyeye böyle şehir….
BİTMEDİ…
Her gün, her yerde duyabildiğimiz serzenişlerden birkaç örneği yazıverdik. Eminim siz çok daha fazlasını yazabilirsiniz. Üstelik gözlemlerinizde haklısınız. Pislik, düzensizlik, dağınıklık, kaldırım işgalleri gerçekten rahatsız edici düzeyleri aşmış. Bakarsanız, bütün bu olumsuzlukları çözmesi gereken kurum belediye. Eee, belediye ne diye çözmez, neden çare bulmaz, di mi ama?
O KİRLİ DANA YOK MU?..
Biz “Kirli dana” diye yazdık ama feraset sahibi okurlarımız bu sıfatın meşhuur atasözüne bağlantı kurmuştur: “Bir boklu dana, bir hergeleyi pisletir…” Biraz mantık, biraz empati, biraz vicdan ve biraz da izan ve mizan ile incelendiğinde anlaşılır ki bu tür şikâyetler belediyelerin ihmal veya beceriksizliğinden değil, aramızdaki bilinçsiz vahşilerin densizliğinden kaynaklanmakta.
ADANA ÇOK PİS VE DÜZENSİZ
ÇÜNKÜ BAZILARI PEK DENSİZ
Adam olsun, görgüsüz madam olsun, ya da delikanlı olsun, sokakta yürürken yudumlamakla kendini, af edersiniz, çağdaş sayan bazı tipler boşalan kutuları rastgele atarak ne tür halt ettiklerini bilmezler, ya da umursamazlar. Su şişelerinin, boşalmış sigara ambalajlarının arabalardan fırlatıldığını görmemiş olamazsınız. İzmarit deseniz, her metrekarede onlarcasını bulursunuz. Ekmeği peşinde koşan çöp toplayıcılar da, en temiz semtlerde bile bidonların çevresini rezil hale getiriyor. Bazı esnaf güruhu da kaldırımları kendince tapulamış, flamalarla, ürünlerle halka kapatmış oluyor.
NERDE BU BELEDİYELER?
Ne dedik? “Bir kirli dana, bir hergeleyi…” dedik öyle değil mi? İçimizde, yüzde yarım olsa, 12 bin 500 kadar düşüncesiz, cahil ve belki de kötü niyetli sayısını bulabiliriz. Yarımın yarısı 6 bin 250 eder. Onun da yarısı 3 bin 125 eder. Bu sayı, koca kentte ne düzen bırakır ne de temizlik. Burası temizlenirken orası kirlenir. Orası temizlenirken şurası berbat edilir. Belediye yöneticileri ne denli titiz olursa olsun, aramızdaki bu kadar dana ile başa çıkmak neredeyse imkânsız.
Geçmiş yıllardan biliriz, ceza yeterli gelmiyor. O zaman ne yapmak lâzım, cezaları inanılmaz düzeylere çekmek lâzım. İsviçre’nin bazı yerleşim alanlarında yere çöp atmanın cezası 300 Avro’dan başlayıp 10 bin Avro’ya kadar, yani, yaklaşık 16 bin Lira’dan 540 bin Lira’ya kadar dayanıyor. Diğer Avrupa kentlerinde de benzer cezalar var ama ceza uygulaması “Yok” denecek kadar az; çünkü vatandaş kirletmiyor. Asıl çözüm şu; tarif ettiğimiz danaları görür görmez kibarca uyarmak. Binde bir de olsa faydası olursa kazanç sayılır.
Başkan Oya Tekin yeni seçilmişti. BÖLGE Ekibi olarak ziyaret ettiğimizde ilk sorum “Sizi çözüme yönlendirecek ilk sıkıntı nedir?” oldu. Tanrım tez zamanda tahliyesini nasip etsin, Oya Başkan, “İlk sıkıntımız temizlik. Onu da ancak vatandaşın işbirliği ile çözmeye çalışacağız. Muhtarlardan yardım almak üzere program yapıyoruz” demişti,..