İfral TURGUT
Tarih: 24.03.2026 17:40
KIVILCIM OLARAK GİDİP, VOLKAN OLARAK DÖNENLER
Düşmanla yaptığımız savaşı kazanmıştık. Sırada daha büyük düşman, cehalet vardı. Atatürk hemen alfabe, dil ve eğitim konularında çalışmalara başladı. Kaybedecek bir dakikamız bile yoktu. Türkiye Cumhuriyeti'nin yetişmiş insan gücüne ihtiyacı vardı. Bunun için 1416 sayılı kanunu çıkartarak, yurt dışına kademeli olarak toplam 750 civarında öğrenciyi yurt dışına gönderdi. Her şey planlıydı.
- Cumhuriyet’in ilanından hemen sonra, 1924 yılında Maarif Vekâleti tarafından ilk grup gönderildi.
- Öğrenciler ağırlıklı olarak Almanya, Fransa, İsviçre ve Belçika gibi Avrupa ülkelerine; bilim, sanat, mühendislik ve eğitim gibi stratejik alanlarda uzmanlaşmak üzere gönderildi.
- Atatürk, öğrencilerin her birine birer telgrafta, "Sizleri birer kıvılcım olarak gönderiyorum, volkan olup dönmelisiniz," diye mesaj gönderdi.
- Bu öğrenciler, Maarif Vekâleti tarafından düzenlenen merkezi sınavlar ve bizzat Atatürk’ün katıldığı mülakatlarla belirlendi.
- Adaylarda akademik başarının yanı sıra; yaş aralığı (genellikle 20-26), sağlık durumu, adli sicil temizliği ve ilgili alanlardaki yetkinlik gibi şartlar arandı.
- Bu öğrencilerin yurt dışındaki eğitim masraflarının tamamı devlet tarafından karşılandı, başarısız olanların veya kurallara uymayanların bursları kesildi.
- Verilen burs miktarının öğrencilerin gittiği ülkede herhangi bir öğrencinin sahip olduğu imkanlardan az olmayacak ve sosyalleşmelerini de sağlayacak şekilde belirlenmesine özen gösterildi.
- Fırsat eşitliği ilkesi doğrultusunda, sınavlar Türkiye'deki tüm öğrencilere açık tutuldu. Anadolu’dan gelecek öğrencilerin ana kaynağı, parasız yatılı okullar ve muallim mektepleriydi.
- Öğrenciler döndükten sonra sadece büyük şehirlere değil, Anadolu'nun farklı yerlerindeki fabrikalara, enstitülere ve okullara gönderilerek kalkınmanın tüm ülkeye yayılması sağlandı.
- Gönderilen öğrenciler çok çeşitli alanlarda eğitim aldılar: Mühendislik ve Teknik Bilimler, Temel Bilimler, Sosyal Bilimler ve İdari Alanlar, Tıp ve Sağlık, Sanat ve Kültür, Eğitim (Pedagoji), Ziraat ve Hayvancılık gibi.
Bunlardan geri dönenlerin başardıklarına kısaca birkaç örnek vermek gerekirse;
- 1933 Üniversite Reformu'nda aktif rol alarak modern kürsülerin kurulmasını sağladılar. Birçoğu İstanbul ve Ankara Üniversitesi'nin kurucu profesörleri oldular.
- İlk Türk mühendisler olarak Sümerbank, Etibank ve şeker fabrikaları gibi stratejik kurumların yönetimini ve teknik sorumluluklarını üstlendiler.
- Sanat ve Kültür Devrimi yaptılar. "Türk Beşleri" olarak bilinen besteciler modern Türk müziğini oluştururken, arkeologlar (Ekrem Akurgal-Jale İnan) Anadolu medeniyetlerini gün ışığına çıkardılar.
- Cahit Arf matematik dünyasına "Arf Değişmezi"ni kazandırdı. Aydın Sayılı bilim tarihi alanında dünyaca tanınan bir otorite oldu.
- Sadi Irmak Türkiye'de biyoloji ve fizyoloji eğitiminin temellerini attı, başbakanlık yaptı.
- Afet İnan Türk Tarih Kurumu'nun kurulmasını ve Türk Tarih Tezi'nin oluşturulmasını sağladı.
- Sabahattin Ali Türk edebiyatının ölümsüz kalemlerinden biri oldu.
Daha bir çoğunun adını ezbere bildiğinizden eminim. Yapmak istediğim sadece hafıza tazelemesi ve küçük bir nokta: Amacınız liyakat ve ülkenin geleceği ise seçilenler kıvılcımlar volkanlara dönüşür.
AMA BANKA YÖNETİM KURULUNA İLKOKUL MEZUNU GÜREŞÇİYİ SEÇERSENİZ,
- ÜLKEYE İHANET ETMİŞ OLURSUNUZ.
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —