Sabah annem elime bir kâğıt tutuşturdu.
Sipariş listesiymiş.
Akşam gelirken getirirsin dedi.
Listede şunlar vardı.
Avokado, enginar, çilek, badem, hurma, nar, güllaç, pastırma ve dana antrikot.
Annem genellikle ekmek aldırırdı listedekiler beni hayli şaşırtmıştı.
Sanırım annem benle dalga geçiyordu.
Yüzüne baktım , hayır gayet ciddiydi.
Hem de fazla ciddi.
Dün sarayda verilen iftar yemeğinin menüsü eline geçmiş.
Saraydaki şeften tariflerini almış.
Sana saray yemeği yapacağım kıral oğlum dedi havayla.
Antre olarak "karamelize soğanlı avokado favalı enginar" yiyeceksin.
Antre mi? Ne antresi anne ? dedim hayretle.
Giriş yemeği dedi gülümseyerek.
Annem neler diyordu böyle?
Giriş yemeği mi?
Bir an kuşkulandım.
Bu benim annem miydi?
Terliklerine bakınca annem olduğunu anladım.
Sonra "keşkek yatağında dana antrikot" yiyeceksin diye ekledi.
Yanında da "çilekli file bademli, narlı yeşil salata"
Eğer yarım kilo da az yağlı kıyma alırsan sana "leberiye çorbası" da yaparım dedi.
Çorbayı seversin sen.
Annem bunları sakince anlatırken benim şaşkınlıktan ağzım bir karış açık, yüzümde salakça bir ifadeyle anneme bakıyordum.
Anne sen benle matrak mı geçiyorsun? dedim kendime gelince.
Yap bi kuru fasulye yanına da bulgur pilavı bir baş da soğan kırarız dedim.
Aydın Sihay
