Şehrimin yağmuru seli
Yaz gününün kor ateşi
Hoş kokulu portakal çiçeği
Ve tüm zamanların tek gerçeği
Pek hoş geldin hayat bana
Sen karanlıklarda
Parlayan ay ışığım
Bakışım nazarım
Gülüşüm
Umudum hevesim
Son nefesim
Mavi gökyüzüm
Tek tesellim
Öyle hasretim ki sana
Hoş geldin hayat
Sana o kadar çok
Anlatacaklarım
Senin için o kadar
Yazacaklarım
Söyleyecek o kadar çok
Şarkılarım var ki sana
Ne saza ne söze
Ne bir zamana
Ne de bir kitaba sığmaz
O halde
Merhaba sana hayat
Hoş geldin
Baharıma yazıma kışıma
Biliyorum
Sen bir şiir değilsin
Akmazsın mısralara
Bir şarkı da değilsin
Dökülmezsin notalara
Bir solukta okunacak
Ne bir hikâye
Ne de bir romansın
Sığmazsın bir ömre
Ancak sen hayat
Öyle bir girdin ki kanıma
Bir mızrap gibi dokundun
Ruhuma bu baharda
Pekiyi geldin yaralarıma
Çok hoş geldin hayat bana
Unutma hayat
Bu benim
Yeniden dirilişim
Bu benim sana
Yeniden merhaba deyişim
Küllerimden yeniden doğuşum
Yeniden gülüşüm sana bu
Sakın benden uzaklaşma
Kaç kez yeniden doğar
Ve kaç kez ölür ki insan
İşte ben her şeye rağmen
Karşındayım yeniden
İşte merhaba diyorum
Sana hayat
Hilal Uludağ