Tunceli'de sivil toplum kuruluşları kentte her sokakta mahalle ve yollara kurulan kontrol noktalarına sivil toplum kuruluşlarından sert tepkiler gelmeye başladı.
İlk tepki İnsan Hakları Derneği Dersim Subesi'nden geldi. Ardından Dersim Dernekleri Federasyonu sert bir açıklama yaptı.
-Kontrol noktaları halktan tedirginlik yaratıyor-
İHD, yazılı açıklamasında; İl merkezinden ilçe yollarına, Elazığ– Tunceli ( Dersim) feribot geçişlerinden kent merkezindeki mahallelere kadar uzanan ve günübirlik kurulan kontrol noktaları, halkta ciddi tedirginlik yarattığina dikkat çekti. Insanlar, kendi evine giderken bile defalarca GBT uygulamasına tabi tutuldugunu belirtti. Bu tablonun, yalnızca rutin güvenlik tedbiri değil; sivil yaşamın kriminalize edilmesi ve kamu düzeni bahanesiyle halkın sürekli denetim altında tutulması anlamına geldiğinin altı çizildi
-Seyahat özgürlüğü resmen engelleniliyor-
Yaz aylarında yüz binlerce insanın kente giriş yaptığı dönemlerde, dakikalarca süren kuyruklarda yurttaşların 40 dereceyi aşan sıcaklarda bekletilmesi, insan sağlığı ve onurunun hiçe sayıldığının gostergesi oldugu dile getirildi. Festival ve kitlesel etkinliklerde Ovacık–Dersim yolunun tamamen trafiğe kapatıldığı ve bazı mahallelere girişlerin alternatif güzergâhlara yönlendirildigi vurgulandi.
. Bu uygulamaların uzun araç kuyrukları ve bekletmelerin yanı sıra halkın günlük yaşamını sürdürmesini neredeyse imkânsız hâle getirdiğine işaret edildi.
Seyahat özgürlüğünün fiilen engellendiği kentin giriş-çıkışlarından mahalle aralarına kadar uzanan kontrol noktalarının yurttaşların hareket özgürlüğünü ortadan kaldırdığı savunuldu.
Ayrıca sivil yaşamin kriminalize edildigi İnsanlarin kendi evlerine dönerken bile defalarca kimlik kontrolüne tabi tutulduğu sıradan yaşamin suç şüphesi altında görüldüğü vurgulandı.
Açıklamada ayrıca kamu düzeni söyleminin baskıcı ve keyfiyetçi hale geldiği ifade edidi.
Dersim’in nüfusuna oranla Türkiye’de en fazla kolluğun konuşlandırıldığı illerden biri olarak dikkat çektiği belirtilen açıklamada, daha sonra şöyle denildi: "Dağlara kurulan kalekollar, İHA/SİHA gözetimi, kent mobese sistemi, ilçe ve köy yollarına kadar yayılmış kontrol noktaları, sivil yaşamı kuşatma altına alıyor ve anayasal hakların fiilen askıya alınmasına yol açıyor.
Hukukun ve insan haklarının üstünlüğü esas alınmalı.
Yetkili kurumları anayasal haklara saygı göstermeye ve yıllardır süregelen bu keyfi, orantısız uygulamalara derhal son vermeye çağırıyoruz".
-DEDEF: Dersim kuşatmalara boyun eğmez
İnsan Hakları Derneği Dersim Şubesi’nin ardından aynı sertlikte bir açıklama da Dersim Dernekleri Federasyonu'ndan geldi. DEDEF yaptığı yazılı açıklamada, Dersim’in kuşatmaya boyun eğmeyecegini anımsattı.
Dersim’de halkın kuşatma politikalarına derhal son verilmesi istenen açıklamada Verilsin!
İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi’nin paylaştığı açıklamaninbdesteklendigi belirtildi. Açıklamada daha sonra şu ifadelere yer veridi: "Bugün Dersim, neredeyse her sokağına, her mahallesine, her yoluna kurulan kontrol noktalarıyla bir kuşatma altındadır. Bu tablo güvenlik değil, doğrudan hak gasbı ve sistematik bir devlet politikasıdır. Bu, halkı sindirme ve yaşam alanlarını daraltma amacından başka hiçbir anlama gelmemektedir. Halkımıza potansiyel suçlu muamelesi yapılması, onurun ve özgürlüğün aşağılanmasıdır.
Buradan açıkça söylüyoruz: Dersim halkı ne kriminalize edilecek bir topluluk, ne de kuşatma altında yaşamaya mahkûm edilecek bir kitledir. Bu politikalar, halkın iradesini kırmayı hedefleyen otoriter ve güvenlikçi uygulamalardır.
Dersim Dernekleri Federasyonu olarak yetkilileri bir kez daha sert biçimde uyarıyoruz: Kentin dört bir yanına kurduğunuz kontrol noktaları derhal kaldırılmalıdır.
İnsanlara potansiyel suçlu muamelesi yapmaya son verin.Kitlesel etkinlikleri keyfi şekilde engellemekten, yolları kapatmaktan, mahalleleri abluka altına almaktan vazgeçin.
Halkın seyahat özgürlüğüne, özel yaşamına ve en temel insani haklarına dokunmayı bırakın.
- Bu uygulamalar halkın vicdanında karşılık bulmaz-
Dersim’i askeri bir garnizona çevirmek isteyen bu anlayış, ne bu topraklarda ne de halkın vicdanında karşılık bulmayacaktır. Bu kuşatma politikalarıyla halkı asla sindiremeyeceksiniz.
Biz DEDEF olarak ilan ediyoruz: Halkımızın onuru, özgürlüğü ve yaşam hakkı pazarlık konusu değildir. Bu hukuksuzluk derhal sona ermezse, sadece Dersim halkı değil; demokrasi, barış ve özgürlükten yana olan tüm toplumsal kesimler de bu dayatmalar karşısında sessiz kalmayacak, mücadeleyi büyütecektir".