Menü Adana Ulus – Adana’nın İlk Dijital Haber Portalı (2006)
İfral TURGUT

İfral TURGUT

Tarih: 29.03.2026 21:11

TEVFİK FİKRET

Facebook Twitter Linked-in

Değişik vesilelerle çok yazdım Tevfik Fikret’i. Ama Atatürk gibi   çağımıza damga vurmuş bir dehaya, "Ben inkılap ruhunu ondan (Tevfik Fikret) aldım," dedirten ve bu övgüyü her yönüyle hak eden insanı bir çok vesileyle, daha bir çok kere anacağız. 

Atatürk, Fikret'in saltanat, din ve eğitim anlayışına yönelik eleştirilerini ve toplumsal düzen önerilerini her zaman ilham kaynağı olarak gördü. Çünkü onun, “Fikri Hür, İrfanı Hür, Vicdanı Hür” şair oluşu Atatürk'ün düşünce özgürlüğü anlayışının temelini oluşturmuştu. Bu yüzden de, Atatürk onu "Türk aydınlanmasının öncülerinden" ve modernleşme mücadelesinde önemli bir yol gösterici olarak gördü 

Bu yazıyı, onun hayatından birkaç kesiti hatırlatarak, okuyanların bir nebze düşünmelerini sağlayacak çağrışımlar yaptırması için paylaşıyorum.

Bir yazımda, Tevfik Fikret’e Maarif Nazırlığı, yani Milli eğitim Bakanlığı teklif edildiğini ama kabul etmediğini söylemiştim. Reddediş nedeni beceremeyeceği korkusu, ya da görevi küçümsemesi değil, çok daha yüksek bir erdemin gereği idi. “Recaizade’si olan bir ülkede, Maarif Nazırlığı bana düşmez,” diyerek, Recaizade Ekrem’in bu göreve daha layık olduğunu belirtmişti. Ama aynı Fikret ilkokul üçüncü sınıf öğretmenliğini hiç gocunmadan kabul etmişti. Sonra dönmüş Darülfünun ve Robert Kolejde Edebiyat Öğretmenliği yapmıştı.

Maarif Nazırlığını reddeden Fikret,  Mekteb-i Sultânî’ye (Galatasaray Lisesi) müdür oldu. Okul, Beyoğlu'ndaki binası yandığı için, Beylerbeyi'ne taşınmıştı. Fikret, eski binanın inşasını çok kısa sürede tamamlattı. Hakkında şikayetler başladı çünkü toplantı salonunu mescidin üstüne yaptırmıştı.      

Bir süre sonra, 31 Mart Olayı patlak verdi. Fikret, ayaklananların okulu yıkacakları haberini alınca, "Sultaniyi yıkmak için önce beni yıkmak lazımdır," diyerek okulun kapısına göğsünü germişti. İsyan genişleyince, yardımcısı bir tedbir olarak okul balkonuna Fransız bayrağı astırmayı önerdi. Ama Fikret, "Türk'ün müessesesinde onun bayrağından başka bir bayrak yaşayamaz," diyerek bu öneriyi şiddetle reddetti. 

Ayaklanmadan sonra, meşru saymadığı bir hükûmet için çalışamayacağını söyleyerek istifa etmeye karar verdi ama çok sevdiği öğrencilerinin ricasıyla istifadan vazgeçti. Ne var ki, bir süre sonra eski Maarif Nazırı'nın yerine atanan yeni Nazır Emrullah Bey'le anlaşmazlığa düştü ve görevini kesin olarak bıraktı. Emrullah Bey'in ricası bile onu kararından döndürmedi.

Oğlu Haluk'un doğumu ona yeni bir dünyanın kapılarını açtı. Onu milleti bilgisiyle aydınlatacak bir kahraman olarak yetiştirmek istiyordu. 14 yaşındayken onu elektrik mühendisliği eğitimi için İskoçya'ya gönderdi. Oğlunun vatan ve millet için faydalı bir birey olması arzusunu Halûk’un Vedâı ve Promete adlı şiirlerinde dile getirdi. Ne var ki, Haluk, yanına yerleştirildiği ailenin etkisi ile din değiştirip, Hristiyanlığı seçti ve babasının hayallerinden çok farklı bir adam oldu. Ardından da Amerika'ya gidip izini kaybettirdi, 1916'da Michigan Üniversitesinde makine mühendisliğinden mezun oldu ama ülkesine dönmedi ve 1965 yılında Orlando'da, Park Lake Presbiteryen Kilisesinde dini liderlik yaparken, hayatını kaybetti. 

Fikret bağrına taş bastı ama vatan sevgisinde hiç bir azalma olmadı.1912'de, Trablusgarp Savaşı nedeniyle meclisin feshedilmesine karşı öfkesini "Doksan Beşe Doğru" adlı şiirinde ifade etti. Ülkesini yiyip bitirenler için de “Hân-ı Yağmâ” (Yağma Sofrası), adlı şiirini yazdı. “Yiyin efendiler, yiyin,” diyerek, yağmayı hainlerin yüzüne çarpıyordu.

Her fani gibi öldü, Fikret. Şair, Rıza Tevfik bir gelenek başlattı. Her yıl anma töreni evinde yapılacaktı. 1918'deki törene büyük bir insan katıldı: ANAFARTALAR KAHRAMANI MUSTAFA KEMAL.   

YORUM YAPAMIYOR, YORUM YERİNE ONUN BİR DÖRTLÜĞÜNÜ KOYUYORUM.

Zulmün topu var, güllesi var, kal’ası varsa,

Hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır.

Göz yumma güneşten, ne kadar nûru kararsa,

Sönmez ebedî, her gecenin gündüzü vardır.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —