Bir dönemde Osmanlı tahtına “Kadınlar Saltanatı” damga vurmuştu. Dönem, Safiye Sultan’la başlayıp, Kösem Sultan’dan sonra, Turhan Hatice Sultan’a uzanmıştı.
Nadya, Ukrayna’da bir Rus Ortodoks Papazın kızıydı. 12 yaşında Kırım Tatarlarına esir düşünce, İstanbul'a getirilerek saraya ikram edildi. Artık adı Turhan Hatice Sultan idi.
Osmanlı’da soyu korumak önemliydi. Tahta şehzade gerekti. En az bir tane. Başlangıçta fazlasının zararı yoktu. Tahta geçecek şehzade belirlenince diğerlerinden kurtulmak kolaydı.
Kösem Sultan, Turhan’ı kendi eliyle yetiştirdi ve oğlu I. İbrahim’e sundu. Bu evlilikten iki oğlu dünyaya geldi: Şehzade IV. Mehmet ve Şehzade Ahmet. Şehzade Ahmet daha 1 yaşındayken öldü. Dolayısı ile Turhan Hatice Sultan için IV. Mehmet çok kıymetliydi.
7 yaşındaki IV. Mehmed tahta çıktığında normalde Valide Sultanlık Turhan Sultan'a verilmesi gerekirken, Padişah küçük olduğu için devlet işlerini onun adına yürütmesi gereken kurum olan “Saltanat Naibliği” büyük anne Kösem Sultana verildi. Kösem Sultan böylelikle, Valide Sultanlığı da elinde bulundurmuş oluyordu. Bu durum elbette gelinini çok mutlu etmiyordu.
Turhan Sultan hırslı bir kadındı. Kösem Sultan önünde bulunduğu sürece yükselmesinin kolay olmayacağını biliyordu. Bir yandan da IV Mehmed büyüyor, Turhan Sultanın naiblik sırası yaklaşıyordu. Kösem Sultan için tehlike her gün biraz daha büyüyordu. Öyleyse yapacak şey gelini saf dışı bırakmaktı. Bunun tek yolu da onun oğlunun, yani torununun tahttan indirilmesinden geçiyordu. Ve torunu IV. Mehmed’i öldürtmeye karar verdi.
Kösem iki kavanoz zehirli şerbet hazırlattı. Sadık adamlarından birine bu şerbetleri Padişahın içecekleri arasına koyması talimatını verdi. Ancak yüksek rütbeli cariyelerden Meleki Kalfa, bu olaya şahit oldu. Bir parça vicdanı vardı. Cinayet planını Turhan Sultan'a haber verdi.
Turhan Sultan 18 yüksek rütbeli Ağasını topladı. Bunlardan bazıları Padişahın hocaları idi. Bu Ağalar, Padişahı korumak için Kösem Sultan'ı öldürmeye yemin ettiler.
3 Eylül 1651 gecesi Kösem’in dairesi basıldı. Dün bahsettiğim şekilde öldürüldü. Bir perde ipi ile boğuldu. Turhan Sultan, Saltanat Naibi ve Padişahın vekili oldu. Ertesi gün her ihtimale karşı, ne olur ne olmaz diye, tüm Kösem sultan yanlıları idam edildi. Mıntıka temizliği bitmişti. Kaynana ölmüş, gelin galip gelmişti.
Turhan Sultan tek başına kalınca, bir süre bocaladı, ağaların, saray kadınlarının elinde oyuncak oldu. Sonra, Mimar Kasım Ağa'nın tavsiyesiyle, Köprülü Mehmet Paşay’ı sadrazamlığa getirdi. Mehmet Paşa ve ondan sonra yerine geçen oğlu Fazıl Ahmet Paşa uzunca bir süre, devlet işlerine çeki düzen vererek, imparatorluğun yıkılmasını bir süre önlediler.
Turhan Sultan yorulmuş, oğlu da 15 yaşına gelmişti. Onu “yetişkin” ilan ederek devletten elini eteğini çekti. Ancak, gizli danışmanları vasıtasıyla devleti kollamaya devam ediyordu. Edirne sarayında oturuyor, ilim adamları ile sohbet ederek vakit geçiriyordu. Ölümüyle de Osmanlı yönetiminde Kadınlar Saltanatı sona erdi.