Menü Adana Ulus – Adana’nın İlk Dijital Haber Portalı (2006)
Nurettin ÇELMEOĞLU

Nurettin ÇELMEOĞLU

Tarih: 22.03.2026 20:36

YİNE MUHTEŞEM BİR RAMAZAN BAYRAMI COŞKUSUNU YAŞADIK

Facebook Twitter Linked-in

Daha iki hafta öncesinden tüm Adana Ramazan Bayramının coşkusunu duyumsamaya başlamıştı. Çarşıya çıkan herkes, çocuk, genç, yaşlı, kent atmosferindeki tatlı büyü ile içinde dolan ferahlığı fark ediyor.

Anımsadıklarımla sayayım; Eski İstasyondaki Doğan Kıraathanesi önünde, Yeşilköşe yakınlarındaki şalgamcının yanında, Kuruköprüde şimdiki Sürmeli Otelinin o zaman bomboş olan yerinde, İnönü Parkının Güneybatı köşesinde, Küçük ve Büyük saatler civarında açılan kartpostal tezgâhları memleketi çiçek bahçesine çeviriyor.

Ne güzel kartpostallar onlar. Karşılarına geçip dakikalarca o manzaraları, çiçekleri, kent görüntülerini, yaldızlı eski Türkçe hatları izlemek benim için de, eminim başkaları için de büyük zevk kaynağı. Kartpostal tezgâhına ilk rast geldiğim anda benim için bayram başlamıştı.

HEM DE ŞEKER BAYRAMI

Ramazan Bayramının yaygın diğer bir adı da “Şeker Bayramı”dır. Yani, şekersiz olmaz, olamaz. Nitekim, yine kentin belli yerlerinde şeker tezgâhları açılıyor. Aklınıza gelebilecek, gelemeyecek her renk kâğıtlara sarılı olanlar dışında, kavanoz içindeki akideler, kırmızı beyaz çizgili peynir şekerleri (Hamîrî, yani kırmızılı diye de bilinir) iştah açıcı gözüküyor. Tezgâhlar da renkli jelâtin ve krapon kâğıtlarıyla süslenmiş ki, gel de al der gibi…

Hemen her keseye uygun ürün var ve görebildiğim kadarıyla varsıl-yoksul herkes kesesine ve ağız tadına göre şeker bulabiliyor.

ÇOCUKLARDA

COŞKU-SEVİNÇ

Çarşılar ellerinden tutulmuş güler yüzlü, şen bakışlı çocuklarla dolu. Bayramlık giysi, papuç filan alınacak ve bayramda giyilecek. Yatarken yeni eşyasını yastığın altına koyacak bazıları.

Baktım, herşey bir veya iki numara büyük. Çocuklar çabuk büyür ya, eşya da büyük alınsın ki gelecek yıl da giyer.

TAHTA BOYASI

Sokaklarımızda tahta malzemeli çok yapı var. Haylisi de bayrama sarı tahta boyasıyla hazırlanıyor. Bir güzel tel fırça ile adeta yüzey pürüzleri giderildikten sonra tahta boyası uygulanıyor…

AFEDERSİNİZ,

ÇOK AFEDERSİNİZ

Yaşlılık işte… Nasıl olduysa kendimi 1960’larda, 70’lerde yaşıyormuşum gibi hissettim ve o günleri yazdım. İnanın içim burkuldu günümüzde olduğumu fark edince. Her şey ne kadar değişti.

Bir kere; fakirlik çoğaldı mı dersiniz, yoksa satın alma gücü mü azaldı, ya da emekli aylıkları eskisine göre çok güdükleşti mi dersiniz bilemem. Fakat artık öyle alışveriş yok. İnsanlar karnını doyurabildiğine şükretmeye başladı çoğunlukla. Sizi bilmem, ben kendi payıma eski bayram lezzetinden zerre bile bulamadım. Bu yıl değil sadece… Son 15-20 yıldır bayramlar düzey kaybetmeyi sürdürüyor. Fakat bu yılki kadar zor bir bayram yaşadığımı anımsamam.

Üzüldüğüm bir taraf da, pek çok siyasinin bayramı hapiste geçiriyor olması. Bunlar, çağrıldığında mahkemeye gelecek kişiler. Kaçıp-göecek tipler değiller; tabii bana göre. Öyle veya böyle, üzülme-acıma hakkımı ve özgürlüğümü kullanıyorum sadece…

Mutlu, huzurlu nice bayramlara…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —